*
Organik Tarım Nedir ?
*
Doğal Ürün Nedir ?
*
Doğal Ürünlerin Faydaları
*
Neden Doğal Ürün ?
*
Çiftliğimiz Hakkında
*
Çiftliğimde Yetiştirdiklerim
*
Projelerimiz
*
Bölgemiz Hakkında
*
Bölgesel Bitki Örtümüz
*
Köyümüz
( Margaz - Üzümlü )
*
Doğal Beslenme
*
Sağlıklı Beslenme
*
Dengeli Beslenme
*
Zeytin Yağı Yapımı
*
Zeytin yağı Sabunu Yapımı
*
Üzüm Pekmezi Yapımı
*
Harup Pekmezi
Yapımı
*
Nar ekşisi ( Nerdek ) Yapımı
*
Bestel ( Yarmaç
) Yapımı
*
Şarap Yapımı
*
Evde Şarap Yapımı
*
Adaçayı Yetiştirmek
*
Ayva Yetiştirmek
*
Ceviz Yetiştirmek
*
Erik Yetiştirmek
*
İncir Yetiştirmek
*
Keçi Boynuzu Yetiştirmek
*
Kekik Yetiştirmek
*
Menekiş
Yetiştirmek
*
Mersin Yetiştirmek
*
Nar Yetiştirmek
*
Pepino
Yetiştirmek
*
Turunçgil
Yetiştirmek
*
Üzüm Yetiştirmek
*
Zeytin Yetiştirmek
*
Fidan Nasıl Dikilir
*
Ağaçlarda Budama
*
Ağaçlarda Aşılama
*
Bitkisel Tedavi Nedir ?
*
Burkulmada Bitkisel Tedavi
*
Kanserde Bitkisel Tedavi
*
Menopozda Bitkisel Tedavi
*
Migrende Bitkisel Tedavi
*
Romatizmada Bitkisel Tedavi
*
Şekerde Bitkisel Tedavi
*
Tansiyonda Bitkisel Tedavi
*
Tarımın Tarihi
*
Seracılık
*
Gübre Nedir ?
*
Hayvansal Gübreler
*
Organik Gübreler
*
Kimyasal Gübreler
*
Bitkilerde İlaçlama Nedir ?
*
Kimyasal İlaçlama
*
Organik İlaçlama
*
Ev Yapımı Bitki İlaçları
|
|
Zeytin Yetiştiriciliği , Zeytincilik , Zeytin Ağacı
Yetiştirmek |
|
|

1.
Zeytin
Ağacı Yetiştirme
Zeytin çeşitleri, İklim ve toprak istekleri, Bahçe tesisi, Toprak
işleme, Gübreleme, Sulama, Budama yöntemleri.
Ülkemiz zeytinin anavatandır. Zeytin, 1998 yılı itibariyle 600.000
hektar alan üzerinde 94 milyon ağaç varlığı ile tarım ekonomimizde
önemli bir yere sahiptir. Dünyanın en önemli zeytinci ülkeleri
arasında yer alan Türkiye dane zeytin üretimi bakımından dünyada
4.sırada yer almakla birlikte özellikle siyah zeytin üretiminde
1.sıradadır. Elde edilen ürünün yaklaşık %75’i yağlık, %25’i ise
sofralık olarak değerlendirilmektedir.
Zeytinyağı yüzyıllar boyunca lezzeti ve besleyici özelliklerinin
yanı sıra tıbbi yönüyle de önemlidir. Yapılan araştırmalar,
zeytinyağının en kolay hazmedilen yağ olduğunu göstermiştir.
Yemeklerden önce içilirse mideyi ülsere karşı koruduğu da bilinir.
Aynı şekilde, bağırsak, idrar yolları, safra kesesi
rahatsızlıklarının azaltılmasında ve gastritin giderilmesinde de
etkilidir. Çocuklara özellikle yararlıdır, beynin gelişimini ve
kemiklerin güçlenmesini hızlandırır. Başta E vitamini olmak üzere,
içerdiği A,D,K vitaminleri sayesinde hücreleri yeniler, doku ve
organların yaşlanmasını geciktirir. Ayrıca cildi besleyici,
koruyucu, saçları kuvvetlendirici özelliklere de sahiptir. Yağsız
inek sütüne zeytinyağı katıldığında, anne sütünü bırakmış bebekler
için anne sütü gibi doğal bir besin kaynağı özelliği kazanır.
Zeytinyağının belki de en önemli özelliği kalp-damar hastalıkları
üzerindeki olumlu etkisidir. Gerek ülkemizde, gerekse yurt dışında
yürütülen araştırmaların hiçbir kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde
kanıtladığı gibi, zeytinyağı kandaki kolesterol düzeyinin
denetlenmesini kolaylaştırır, zararlı kolesterol miktarını düşürür,
dolayısıyla da kalp krizi riskini azaltır.
İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ
Zeytin Entansif yetiştiriciliğe uygun olduğu gibi, diğer ürünlerin
yetiştirilemediği besin maddelerince fakir ve sulama imkanı
bulunmayan kıraç topraklarda da yetiştirilebilmektedir. Entansif bir
zeytincilik tesisi sulanabilir ve verimli sahalarda kurulmalıdır.
Ilıman iklimden hoşlanan zeytin için kışın dayanabileceği en düşük
sıcaklık –7oC olup bu derecenin altında don zararı artar. Ekonomik
anlamda tatminkar bir yetiştiricilik açısından yıl içerisinde iyi
bir dağılım göstererek yıllık yağış en az 400 mm. olmalıdır. Zeytin
genellikle kalkerli-kumlu, derin nemli ve besin maddelerince zengin
toprakları sever. Toprak derinliği nem miktarının uygun olduğu
yerlerde 75 cm, alttaki ana kayanın yekpare olduğu yerlerde en az
150 cm. olmalıdır.
BAHÇE TESİSİ
Yeni bir tesis kurulmadan önce, tesviye, drenaj gibi toprak
hazırlıkları tamamlanmalıdır. Taban suyunun yüksek olduğu yerlerde
ancak drenaj yapıldıktan sonra tesis kurulabilir. Meyilin az olduğu
yerlerde toprak muhafaza tedbirleri alınarak, meyilin % 5’den fazla
olduğu yerlerde özel teraslamalarla tesis kurulur. Zeytin
yetiştiriciliğinde farklı şartlarda değişik dikim şekilleri
uygulanabilir. Genellikle, düzgün ve köşeleri dik açılı yerlerde
kare, ara ziraatı yapılan yerlerde dikdörtgen, geniş sahalarda birim
alanda daha fazla ağaç dikmek için üçgen dikim şekilleri tercih
edilir. Buna mukabil meyilli alanlarda toprak-su muhafaza tedbirleri
alındıktan sonra kontur dikim uygulanır. Dikim öncesi iyi bir toprak
işleme, gerekli ise drenaj ve tesviye işleri mutlaka yapılmalıdır.
Zeytinlik tesisinde aşı veya çelik yöntemiyle yetiştirilmiş 2-3
yaşlı fidanlar kullanılmaktadır. Bu fidanlar verimli klonlardan
üretilmiş ve sağlıklı olmalıdırlar. Dikimde fidanlara uygulanacak
aralık ve mesafelerin tespitinde çeşit özelliği dikkate alınmalıdır.
Küçük taç oluşturan Gemlik çeşidi 5 x 5 m. aralık ve mesafe ile
dikilebilir. Domat gibi büyük ve yaygın ağaç yapısına sahip
çeşitlerde ise ileride bir sıkışıklığa sebep olmamak için aralık ve
mesafeler daha geniş tutulmalıdır.
Fidan dikiminde 80 x 80 cm. lik derinlikte açılan çukurlara dikim
tahtası kullanılarak dikim yapılmalıdır. Dikim esnasında çukurlara
temel gübreleme uygulanmalıdır. Dikim tüplü fidanlarda toprak
seviyesinde olmalı, fidanlar aşılı ise aşı noktasının toprak altında
kalmamasına dikkat edilmeli ve dikimden hemen sonra fidanlara can
suyu verilmelidir.
Dikim sonrası hastalık ve zararlılardan korunmak için kesim yerleri
macunlanmalı, birkaç yıl bolca sulanmalı, yabancı ot mücadelesi
yapılmalı, çanakta oluşan kaymak çapalanmalı, hastalık ve
zararlılarla yoğun mücadele edilip ikinci veya üçüncü yıl hafif
kesimle şekil verilmeye başlanmalıdır.
TOPRAK İŞLEME
Toprak işlemenin pratik faydaları şunlardır:
Toprağı kabartmak, su tutma kapasitesini artırmak, gerekli olan
havayı temin etmek, homojen bir yapı oluşturmak, ayrıca verilen
kireç, çiftlik gübresi, yeşil ve mineral gübrenin toprakla gerektiği
gibi karıştırılmasını sağlamak ve yabancı otları yok etmektir.
Böylece toprak fiziksel, kimyasal ve biyolojik olaylar için gerekli
ortamı kazanmış olur.
Hasat sonu kış yağmurlarının toprağa daha iyi işlemesi için sıra
araları 5 soklu pullukla 20-25 cm. derinlikte işlenebilir. Ağır
topraklar kumlu topraklara göre daha derin işlenmelidir. Orta ve
ağır bünyeli topraklarda pulluğun aynı işleme derinliğinde sık sık
kullanılması sonunda çizi tabanı denilen bir katman oluşur. Bu
tabaka dip kazan aleti ile sürülmelidir veya sürüm derinliği
değiştirilmelidir.
İlkbaharda kazayağı, diskaro, kombine tırmık gibi aletlerle yüzeysel
sürüm yapılır. Bu dönemdeki toprak işlemenin çiçek tutumu
başlangıcından birkaç hafta önce bitirilmiş olması gerekir. Yüzeysel
toprak işlemenin amacı, sulamadan sonra yüzeysel toprağın yapısını
iyileştirmek ve yabancı ot kontrolünü sağlamaktır.
Meyilli arazilerde toprak erozyonunu önlemek ve su tutumunu sağlamak
için toprak işleme meyile dik yönde yapılmalıdır.
GÜBRELEME
Gübreleme, ağaçlarda düzenli bir gelişme ve büyüme ile daha bol ve
kaliteli ürün elde etmek için vazgeçilmez bir bakım tedbiridir.
Dengeli beslenmeyen ağaçlarda ürün miktarı azalır, yağ miktarı ve
kalitesi düşer, daneler küçülür, hastalık ve zararlılara
mukavemetleri ve soğuğa dayanma güçleri azalır. Bir ağaca verilecek
gübre miktarlarını belirlemek için yaprak-toprak analizleri
yapılmalıdır. Pratikte verilecek gübre miktarları ağaç yaşı ve ürün
miktarlarına göre ayarlanır.
Zeytin ağacı gelişme başlangıcı ve çiçeklenme dönemi olan Mart-Mayıs
ayları ile çekirdek sertleşmesi dönemi olan Temmuz aylarında daha
fazla bitki besin maddesine ihtiyaç duyar. Zeytinliklerin Şubat-Mart
aylarında ilkbahar yağmurlarından önce gübrelenmesi gerekmektedir.
Gübre uygulamalarında azot, fosfor ve potasın hepsi birden
verileceği gibi, fosfor ve potasın tümü ile, azotun ise 2/3’ü
Şubat-Mart’ta 1/3’ü de meyve gelişme döneminde uygulanabilir.
SULAMA
Zeytin üretim alanlarımızın % 75’i kır ve kır-taban gibi meyilli
alanlarda olup % 90’nı kuru şartlarda bulunmaktadır. Zeytinde verimi
etkileyen önemli hususlardan birisi de topraktaki mevcut rutubetin
muhafazasıdır. Bunun için alınacak tedbirler şunlardır :
Meyilli arazilerde toprağın daha fazla su tutmasını sağlamak ve
erozyonu önlemek için uygun tipte teraslar yapmak,
Sulama imkanı olmayan zeytinliklerde toprakta daha fazla su
depolanmasını sağlamak ve toprak rutubetini muhafaza etmek üzere
toprak işleme ve yabani ot mücadelesine önem vermek,
Mümkün olan yerlerde zeytinleri sulamak,
Zeytin yıl içersisindeki tüm gelişme dönemlerinde topraktaki nem
eksikliğine göre çeşitli tepkiler gösterir. Bunları gidermek için
ihtiyaç duyduğu dönemlerde sulamak gerekir. Sulamaya en çok ihtiyaç
duyulan dönem çiçeklenme sonu ile meyvede renk dönüşümü aşamaları
arasındaki dönemdir. Özellikle de çekirdek sertleşme döneminde
zeytinin su ihtiyacı karşılanmalıdır. Bu dönemde sulama yapılırsa
ürün miktarı ağırlıkça artarken, ürünün sofralık değeri de yükselir.
BUDAMA
Sulama kadar budama da verime yönelik uygulanan kültürel işlemlerden
birisidir. Zeytin ağacının gençlik, olgunluk ve yaşlılık dönemlerine
ait muhtelif safhalarında farklı budama sistemleri uygulanır. Bunlar
şekil, mahsül ve gençleştirme budamaları olarak tanımlanabilirler.
Şekil budaması, fidanın mümkün olduğu kadar kısa sürede şekillenip
geliştirilerek meyveye yatmasını sağlamak için yapılır. Ağacın
ilerideki tacı bu safhada oluşturulur. Zeytinlere genellikle tek
gövde ve 3-4 ana dallı olacak biçimde şekil verilir.
Zeytin dalları güneş yakmasına çok hassastır. Sert budama ana
dalları güneş ışığına maruz bırakır. Güneş yakmasından da korunmak
üzere dallar üzerinde iyi bir yaprak örtüsü teşekkül ettirilmelidir.
Gelişmeyi yavaşlatacak aşırı kesimden kaçınmalıdır.
Fidanlıklarda ve genç tesislerde ilk yıl; çatıyı teşkil edecek ana
dalları oluşturmaya yönelik seyreltmeler yapılır ve gövde üzerinden
çıkan sürgünler ve ayrıca dipten çıkan kuvvetli dip sürgünleri
temizlenir. Daha sonraki yıllarda tacın dengesini bozan birbirine
yakın, üst üste binmiş gereksiz dallar uygun şekilde kesilir. Bu
işlem yazın yapılabildiği gibi kışın da yapılabilir.
Verimlilik devresindeki budamaya mahsül budaması denilmektedir.
Amaç, tacın yaprak odun oranı açısından dengede tutulması suretiyle
yeşil aksamın daha iyi havalanmasını, güneşlenmesini temin etmek ve
bunun sonucunda verimliliğin devamını sağlamaktır.
Mahsül budaması her yıl yapılabildiği gibi iki yılda bir, verim yılı
öncesinde de uygulanabilir. Budama ilkbaharda ve de soğuk tehlikesi
yüksek olan yerlerde şiddetli soğuklar geçtikten sonra yapılmalıdır.
Bol su ve gübre bulan ağaçlar hafif bir şekilde budanmalıdır ki,
aşırı kuvvetli sürgün teşekkül etmesin. Çünkü bu tip sürgünler
genellikle verimsizliğe sebep olurlar. Suyun ve gübrenin yetersiz
olduğu, hastalık ve zararlıların tesiriyle zayıf düşmüş ağaçlar daha
sert bir şekilde budanmalıdır.
Yaşlanmış ağaçlarda odun aksamı artar. Yeşil görünüm kaybolur.
Sürgün faaliyetleri azalır. Zeytinde kendini yenileme gücünün fazla
oluşu nedeniyle gençleştirmeye gidilmelidir. Gençleştirme ana dal
seviyesinde, gövde seviyesinde ve dipten olacak tarzda yapılabilir.
Odunlaşmış, çıplaklaşarak uzamış ve sadece uç kısımlarında az
miktarda ürün alınabilen ana dallara sahip ağaçlarda tacın yeniden
şekillendirilmesi ve verimlendirilmesi için bu ana dalların ortadan
kaldırılması gerekir.
Dallar gövdeye bağlandıkları noktanın 15-20 cm. üzerinden kesilir.
Bu kesim ya periyodik yapılır veya ana dalların hepsi tümden
çıkartılırlar.
Gövde seviyesinden yapılan gençleştirmeler özellikle tacı verimden
düşmüş, sağlam ve yüksek gövdeli ağaçlarda gövde yüksekliğini daha
aşağı seviyelere indirmek imkanını vermektedir. Bu kesimlerde aşı
yerine dikkat edilmelidir. Kesimin aşı yerinin altından yapılması
durumunda yeniden aşılama söz konusu olacaktır. Gövdeleri çürümüş ve
içleri boşalmış yaşlı ağaçlar ancak dipten kesilerek
gençleştirilebilir. Bunların dışında diğer bir uygulama, verimden
tamamen çıkmış ağaçlarda herhangi bir gençleştirmeye gitmeden bu
ağaçların yanında ve sıra aralarında yeniden fidan dikilerek
plantasyonların yenilenmesidir. Bu uygulamada yeni dikilen genç
fidanlar belirli bir gelişme seviyesine ulaşınca yaşlı ağaçlar
sökülürler. Gençleştirmenin başarılı olabilmesi için kesim
yerlerinin koruyucu bir madde ile kapatılması, gençleştirilen
ağaçlara başta gübreleme olmak üzere gerekli kültürel tedbirlerin
uygulanması, hayvan zararının ve erozyonun önlenmesi önemlidir.
Çeşitli seviyelerde uygulanan gençleştirmelerde ilk yıl teşekkül
eden sürgünlerin hepsinin gelişmesine müsaade edilmelidir. İkinci
yıl bu sürgünlerin % 50’si çıkartılır. Daha sonraki yıllarda iki
veya üç ana dallı olarak ağaç tacı oluşturulur.
Gerekli bakım tedbirleri ile yapılan uygun gençleştirme budaması
neticesinde ağaç yenilenmiş ve bunun sonucunda ürünün miktarı ve
kalitesi arttırılmış olur.
HASAT
Hasat üretim masrafları içerisinde % 50-60'lık bir pay ile en önemli
maliyet unsuru durumundadır. Zeytin sofralık veya yağlık olarak
değerlendirildiği için hasadı da farklı periyotlarda yapılmaktadır.
Yeşil zeytin hasadı meyvelerin rengi sarımsı-yeşile döndüğünde
yapılır. Dokusu sertliğini biraz yitirmiş ve meyve normal iriliğini
almıştır. Hasat zamanı; iklim, çevre ve çeşide göre Eylül-Ekim
aylarıdır. Zeytinler siyah olarak hasat edilecekse çeşide has
olgunluk rengini alması beklenir. Fazla gecikme danede yumuşamaya
neden olur. Hasat genellikle Kasım-Aralık aylarında yapılır.
Yağlık zeytinler ağaçta yeşil meyve kalmadığında, yağ oranının en
yüksek seviyeye çıktığı zaman toplanır. Kabuğun etten kolay
ayrılması, parmak arasında sıkıldığında meyvenin çekirdeğinin
kolayca ayrılması ve sap çukurundan meyve suyunun çıkması hasat
zamanının pratikteki göstergeleridir. Mevsim durumuna göre yağış,
fırtına, soğuk ve don zararı söz konusu ise ve ayrıca zeytin sineği
zararı varsa erken hasat yapılabilir. Meyvemsi bir tat isteniyor ise
yine erken hasat söz konusudur.
Hasat yöntemleri; ağaçtan düşürme-yerden toplama ve doğrudan ağaç
üzerinden elle veya bazı yardımcı aletlerle toplama şeklindedir.
Ürün kalitesi yönünden en iyi hasat şekli ürünün sıyrılmasıdır.
Deneyimli personel de olursa randıman yükselir. Zeytinler sepete,
torbaya veya sergi üzerine yere sıyrılabilir. Sırıkla yapılan
hasatta dalların ve filizlerin kırılması, kanserli bölgelerde
bulaşma ve müteakip yılın ürünün zarar görmesi gibi olumsuzluklar
söz konusudur. Eğer zorunlu olarak sırık kullanılacaksa sırık
üzerine bez veya benzeri malzeme sarılmalıdır. Vuruş şekli içten
dışa doğru olmalıdır.
Son yıllarda kayıpların önlenmesi ve randımanın artırılması için
mekanik hasada geçilmiştir. Elle kullanılan basit taraklarla
randıman % 20 artmıştır. Küçük bahçelere ve büyük makinelerin
giremeyeceği plantasyonlara düşük maliyetli basınçlı hava ile
çalışan taraklar, sarsıcılar ve çırpıcılar sokarak hasat
yapılabilir.
Sarsıcı makinelerin iş randımanını artırmak için danelerin kopmasını
kolaylaştırıcı kimyasal maddelerle çalışma yapılmaktadır. Çeşitli
yöntemlerle hasat edilen zeytinlerle birlikte, yaprak ve filizler de
dökülür. Bunların daneden elle ayrılması zaman kaybına neden olur.
Bu ayırma işleminde elek ve temizleyiciler kullanılmaktadır.
ZEYTİN ÇEŞİTLERİ
Zeytincilikte bahçe tesis ederken çeşit seçimi önemlidir. Ürünün
sofralık veya yağlık değerlendirilmesi durumları dikkate alınarak
uygun çeşidin seçilmesi ve seçilen çeşidin yetiştirme koşullarına
adaptasyon durumunun dikkate alınması ekonomik bir zeytin
yetiştiriciliği için büyük bir önem taşımaktadır.
Türkiye’de yaygın olarak yetiştiriciliği yapılan bazı çeşitler
şunlardır.
Ayvalık:
Özellikle Edremit körfez bölgesinde yaygındır. Ağacı kuvvetli ve dik
gelişir. Mekanik hasada uygun bir çeşittir. Kendine kısmen
verimlidir. Tozlayıcı çeşitleri Gemlik, Memecik ve Erkence’dir.
Köklenme kabiliyeti yüksek olduğundan çelikle üretilebilir.
Meyvelerinin yağ oranı ve kalitesi yüksektir. Meyvesi orta irilikte
olup eti çekirdekten zor ayrılır. Yağlığın yanı sıra sofralık olarak
da değerli bir çeşittir.
Domat:
Özellikle Manisa’nın Akhisar ilçesinde yaygındır. Kuvvetli gelişen
bir çeşit olup geniş ve yayvan taç oluşturur. Entansif şartlarda
verimi yüksek ve düzenlidir. Çeliklerinin köklenme kabiliyeti çok
düşük olduğundan aşı ile üretilmektedir. Meyvesi iridir ve geç
olgunlaşır, yağ oranı orta seviyededir. Eti çekirdekten zor ayrılır.
Soğuğa hassas olup, zeytin kanserine kısmen dayanıklıdır. Yeşil
sofralığa yönelik bir çeşittir.
Gemlik:
Marmara bölgesinin ve ülkemizin başta gelen siyah sofralık
çeşididir. Ağacı orta kuvvette olup verimi yüksek ve oldukça
düzenlidir. Kısmen kendine verimli olan bu çeşidin tozlayıcıları
Ayvalık, Çakır, Samanlı ve Erkence çeşitleridir. Meyvesi erken
olgunlaşır, eti çekirdekten kolay ayrılır. Yüksek yağ oranı
sebebiyle sofralığa uygun olmayan daneler yağa işlenmektedir. Soğuğa
kısmen dayanıklı bir çeşittir.
Manzanilla:
İspanya kökenli bir çeşittir. Entansif yetiştiriciliğe uygundur ve
ağacın gelişme kuvveti orta düzeydedir. Bu çeşidin farklı tipleri
olduğu bilinmekte olup, ülkemizde yetiştiriciliği yapılan tipinde
kendine döllenme problemi tespit edilmiştir. Bu sebeple bahçe
tesisinde mutlak surette tozlayıcı çeşide gereksinim vardır.
Tozlayıcı olarak Uslu ve Ayvalık tavsiye edilmektedir. Çok yüksek
köklenme oranı sebebiyle çelikle üretilmektedir. Meyvesi erken
olgunlaşır, yağ oranı orta düzeyde fakat kalitesi iyidir. Eti
çekirdekten kolay ayrılır. Başlıca yeşil salamuralık olarak
değerlendirilen bu çeşidin solgunluk, halkalı leke ve zeytin dal
kanserine karşı hassas olduğu bilinmektedir.
Memecik:
Ege bölgesi ve ülkemizin en çok ağaç varlığı olan çeşididir. Ağacı
kuvvetli gelişir. Kendine kısmen verimli olduğu bilinen bir
çeşittir. Tozlayıcı olarak Ayvalık, Gemlik gibi çeşitler önerilir.
Meyveleri yüksek yağ oranına sahiptir ve yağ kalitesi yüksektir. Eti
çekirdekten zor ayrılır. Hem yağlık hem de sofralık olarak 2 yönlü
bir çeşittir. Soğuğa ve kurağa hayli mukavimdir. |
|