*
Organik Tarım Nedir ?
*
Doğal Ürün Nedir ?
*
Doğal Ürünlerin Faydaları
*
Neden Doğal Ürün ?
*
Çiftliğimiz Hakkında
*
Çiftliğimde Yetiştirdiklerim
*
Projelerimiz
*
Bölgemiz Hakkında
*
Bölgesel Bitki Örtümüz
*
Köyümüz
( Margaz - Üzümlü )
*
Doğal Beslenme
*
Sağlıklı Beslenme
*
Dengeli Beslenme
*
Zeytin Yağı Yapımı
*
Zeytin yağı Sabunu Yapımı
*
Üzüm Pekmezi Yapımı
*
Harup Pekmezi
Yapımı
*
Nar ekşisi ( Nerdek ) Yapımı
*
Bestel ( Yarmaç
) Yapımı
*
Şarap Yapımı
*
Evde Şarap Yapımı
*
Adaçayı Yetiştirmek
*
Ayva Yetiştirmek
*
Ceviz Yetiştirmek
*
Erik Yetiştirmek
*
İncir Yetiştirmek
*
Keçi Boynuzu Yetiştirmek
*
Kekik Yetiştirmek
*
Menekiş
Yetiştirmek
*
Mersin Yetiştirmek
*
Nar Yetiştirmek
*
Pepino
Yetiştirmek
*
Turunçgil
Yetiştirmek
*
Üzüm Yetiştirmek
*
Zeytin Yetiştirmek
*
Fidan Nasıl Dikilir
*
Ağaçlarda Budama
*
Ağaçlarda Aşılama
*
Bitkisel Tedavi Nedir ?
*
Burkulmada Bitkisel Tedavi
*
Kanserde Bitkisel Tedavi
*
Menopozda Bitkisel Tedavi
*
Migrende Bitkisel Tedavi
*
Romatizmada Bitkisel Tedavi
*
Şekerde Bitkisel Tedavi
*
Tansiyonda Bitkisel Tedavi
*
Tarımın Tarihi
*
Seracılık
*
Gübre Nedir ?
*
Hayvansal Gübreler
*
Organik Gübreler
*
Kimyasal Gübreler
*
Bitkilerde İlaçlama Nedir ?
*
Kimyasal İlaçlama
*
Organik İlaçlama
*
Ev Yapımı Bitki İlaçları
|
|
Portakal , Mandalina , Limon , Turunç Yetiştirmek (
Turunçgiller ) |
|
|

TURUNÇGİL YETİŞTİRİCİLİĞİ
Dünyada olduğu gibi, ülkemizde de turunçgillerden en çok portakal
yetiştirilir. Limon ve mandarin ise, birbirlerine yakın miktarlarda
üretilir. En az miktarda yetiştirilen tür altıntoptur.
İKLİM
Turunçgiller Ülkemizde Akdeniz, Ege ve kısmen de Doğu Karadeniz
bölgelerindeki, iklim şartlarının uygun olduğu yörelerde
yetiştirilir.
Yetiştiriciliğini sınırlayan en önemli iklim olayı, düşük
sıcaklıklar (don) dır. Türlerin düşük sıcaklıklara dayanıklıları
farklılıklar gösterir.
Limon 0°C, portakal -2°C, altıntop -3°C ve mandarin -4°C’nin altında
zarar görür. Zararın şiddeti don olayının süresine bağlıdır. Uzun
sürerse zararı da artar.
İkinci önemli iklim faktörü, rüzgardır. Rüzgar hem şiddetiyle
(ağaçların kırılması, meyve dökümü), hem de soğukluğuyla
turunçgillere zarar verir.
ANAÇ
Akdeniz bölgesinde yetiştirilecek olan bütün çeşitlerin, uygun anacı
turunçtur. Satsuma mandarin yetiştirilecek yöreler için ise, anaç
olarak üç yapraklı ve melezleri uygun olmaktadır. Melezlerden Troyer
ve Karrizo Sitranjları
kullanılmalıdır.
TOPRAK
Dikimden önce arazinin toprağı, mutlaka analiz ettirilmelidir.
Toprak asitliği hafif veya nötr dolaylarında olmalıdır (pH=
5,5-6,5). Turunçgiller, bitki besin maddelerince zengin, süzek,
geçirgen toprakları tercih eder. Toprağın derinliği en az 1 m
olmalıdır. Taban suyu yüksek olan toprakları, hiç sevmez. Böyle
yerlerde, mutlaka drenaj yapılmalıdır. Ağır bünyeli ve fazla kireçli
topraklarda turunçgiller için tercih edilmez.
Turunçgil bahçesi yerinin seçimi
İklim, toprak ve sulama şartlarının uygunluğu araştırılır. Çukur ve
alçak araziler ile, vadi tabanlarına bahçe kuramaz. Yöneyi güneye
doğru olan araziler tercih edilir. Hakim soğuk rüzgarlara açık
araziler ile, şehirlere çok yakın alanlar da tercih edilmez.
Don tehlikesinin bulunduğu yörelerde, bahçe tesis edilirken, korunma
tedbirleri alınmalıdır.
BAHÇE TESİSİ
Turunçgil yetiştiriciliği için, öncelikle, kaliteli fidan üretimi
veya temini gerekir.
Günümüzde virüsten-temiz Turunçgil fidanı elde etmek üzere, Antalya
Narenciye Araştırma Enstitüsü, tesislerini hazırlamış olup; virüsten
ari fidan üretimine .geçmiştir (Şekil 1). Bahçelerin virüssüz
fidanlarla kurulması tercih edilmelidir (Şekil 2).
Sağlıklı fidanların, iyi ürün elde edebilmek için, dikiminde de özen
gösterilmesi gereklidir. Dikimden önce, arazi parsellere ayrılır.
Yabancı ot ve diğer bitkiler temizlenir
Kaliteli ve bol meyve elde edebilmek için,
bahçenin kenarına rüzgar kıran dikilmelidir (Şekil 3). Bunun için,
yayvan ve dikine gelişen serviler tercih edilir. Araları 1 m'den
daha sık olmamalıdır.
Eğer arazinin tesviyesi bozuksa, dikim öncesi tesviye yapılır. Daha
sonra, önerilen dikim aralıklarına göre, dikim yerleri işaretlenir.
Turunçgillere kare dikim tercih edilir. Çeşitlere göre, dikim
aralıkları 5 ila 8 m arasında değişir.
Tür ve
Çeşit----------------------------------------------------------------------------------------Aralıklar
Vaşington portakalı
7x7m
Yafa-Valensiya portakalı
8x8m
Limonlar
7x7m
Satsuma mandarini
5x5m
Klemantin mandarini
6x6m
Altıntoplar
8x8m
Ülkemizde, uygun dikim zamanı ilkbahar dönemidir. Şubat ortalarında
nisan sonlarına kadar, dikime devam edilebilir. Dikimden önce,
fidanlarda budama yapılmalıdır. Naylon (polietilen) torbalarda
yetiştirilen fidanlarda da, dikim budaması uygulanmalıdır.
Fidanların tutması ve gelişmesi için, bu husus çok önemlidir.
Naylon torbalardaki fidanlar,genellikle gölge evlerinde
yetiştirildiklerinden; dikimden önce, topluca 10-15 gün süreyle,
güneş altında bekletilmelidir.
Dikimin derin olmamasına çok dikkat etmelidir. Dikimden sonra
toprak sıkıştırılmalı, fidan başına, enaz 35-40 litre can suyu
verilmelidir. Dikimi yapılan fidanların gövdeleri, hava şartlarına
(özellikle güneşe) karşı korunmak amacıyla, kalın bir kağıtla
sarılmalıdır. Fidan büyüdükçe, kağıdın yerine kireç boyama da
yapılabilir.
Sık aralıklarla dikilmiş eski bahçelerden, yeterli miktarda ve
kaliteli meyve elde etmek için, ağaçların mutlaka seyreltilmesi
gerekir. Bu suretle, her türlü bakım işlemi de kolay uygulanabilir
hale gelecektir. Seyreltme, verilen plana uygun olarak, köşegen
doğrultusunda yapılmalıdır.
BUDAMA
Budama; ağaçların dengeli ve kuvvetli taç
oluşturması; verimlilik süresinin uzatılması; fazla ve kaliteli ürün
elde edilmesi; uygun olmayan iklim koşullarıyla, hastalık ve
zararlıların olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılması; zirai
mücadelede başarının artması; hasatta kolaylık; bazı durumlarda,
verimden düşmüş ağaçların yeniden kazanılması gibi, yararlar sağlar.
Şekil budaması yapılmış olan fidanlar, bahçeye dikilince, 2-3 yıl
süreyle budama yapılmaz. Eğer fidanlarda şekil budaması
yapılmamışsa, bu işlem bahçede uygulanır (Şekil 5).
Fidan meyveye yatıncaya kadar, yalnız ana
dallarla, bundan çıkan iskelet dalları kısaltılır. Sıkışıklık yapan,
istenmeyen sürgünler çıkarılır.
Ağacın ortasından geçip, çatallaşma ve karışıklık yaratan dallar
mutlaka alınmalıdır.
Budama öncesi ve budamada; ağaç değiştirirken budama aletleri,
mutlaka ilaçlarla muamele edilmelidir. Turunçgillerde budama zamanı,
kış soğukları tehlikesinin ortadan kalktığı ancak, ağaçların yeteri
kadar uyanmadığı, Şubat-Mart aylarıdır. Ancak uçkurutan hastalığıyla
bulaşık olan limon bahçeleri, sıcak aylarda (Temmuz- Ağustos)
budanmalıdır.
Genel olarak, dikkat edilecek hususlar şu şekilde olmalıdır:
- Öncelikle, kuru dallar alınır.
- Obur dalların, büyümesine müsaade
etmeden, her zaman alınması gereklidir.
- Birbiri üzerine binmiş ve sürtünme
meydana getiren dallardan, alttaki dallar çıkartılır.
- Beş parmak ve daha kalın dalların yeri,
kesimden 1 gün sonra, mutlaka macunlanmalıdır.
TOPRAK İŞLEME
Turunçgillerde, yıllık bakım işlerinden toprak işlemede; toprak ya
işlenmez ya da en az düzeyde işlenir. Toprak işlemenin genelde
amacı, yabancı otları imha etmektir. Bu işlem uygun ot öldürücü
ilaçlarla da yapılabilir.
Akdeniz ve Ege Bölgesi koşullarında toprak; kışın örtülü
bırakılarak, yazın işlenir. Turunçgiller, derin işlenmeye çok hassas
olup; bu yapıldığında, kökler büyük oranda zarar görürler. Buna
bağlı olarak, meyve küçük kalır ve ağaçlarda gelişme yavaşlar.
Turunçgillerde en uygun toprak işleme derinliği, 8 ila 12 cm
civarındadır. Toprak, mutlaka tavlı olduğu zaman işlenmelidir.
Toprak işleme aletleri ağır olmamalıdır. Ağır işleme, toprağın
sıkışmasına neden olur; bu durumda ağaçların beslenmesi engellenir.
SULAMA
Genellikle, yaz aylarının kurak geçtiği; Akdeniz ve Ege
Bölgelerinde, turunçgillerde sulama gerekir. Sulama suyu yeterli
miktarda bulunmalı ve iyi kalite özellikleri taşımalıdır. Sodyum,
klor ve bor gibi elementler, suda çok düşük miktarlarda
bulunmalıdır.
Ülkemizde, turunçgillerin sulanmasında genellikle, çanak veya tava
ile, karık usulü uygulanır. Yeni kurulan turunçgil bahçelerinde,
karık usulü tercih edilmelidir (Şekil 6).
Türlerin su ihtiyacı değişiktir. En çok
limonlar su ister. Daha sonra birbirine yakın miktarlarla altıntop
ve portakallar gelir. En az su mandarinlerde verilir. Yıllık su
ihtiyacı, 875-925 mm arasında değişir.
Sulama aralıklarının tespitinde, hava kuraklık durumu ve toprak
yapısı, en önemli faktörlerdir. Nisan-Mayıs aylarında başlayan
sulamalar havaların çok kurak seyrettiği, Temmuz-Ağustos aylarında,
daha sık aralıklarla yapılmalıdır. İklime bağlı olarak yapılan
sulamalar, Ekim-Kasım aylarına kadar devam eder. Turunçgillerde, 15
ila 35 gün arayla yapılacak yüzey sulaması genellikle yeterlidir.
Damla ve yağmurlama sulama da, Ülkemiz turunçgil bahçelerine girmiş
bulunmaktadır. Bunların, verim ve kalite artışı yönünden önemli
avantajları vardır. Özellikle sulama suyunun yetersiz olduğu
yörelerde, başarıyla kullanılabilir.
GÜBRELEME
Turunçgillerde tekniğine göre gübreleme için, mutlaka ve toprak
analizlerinin yaptırılması gerekir. Analiz için yaprak ve toprak
örnekleri, Eylül ortasından Kasım başına kadar olan dönemde ve
mutlaka uzman elemanlarca alınmalıdır.
Turunçgillerin gübrelenmesi ile ilgili, yaprak ve toprak analizleri
Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı İçel, Antalya, Alata ve
İzmir-Bornova'daki, uzman elemanların çalıştığı, modern
laboratuarları bulunan, araştırma enstitülerinde yaptırılabilmekte
ve gübreleme tavsiyeleri buralardan kısa sürede alınabilmektedir.
Gübrelerin mutlaka bu tavsiyeler doğrultusunda verilmesi gerekir.
Genelde, en fazla miktarda gübre limonlara, en az mandarinlere orta
derecede portakal ve altıntoplara verilir. Gübrelemede, ilk uygulama
Kasım-Aralık aylarında yapılır. Bu devrede, fosforlu ve potaslı
gübrelerle, çiftlik gübresi; ağacın taç hizasına açılacak 15-20 cm
derinlik ve genişlikteki, çukur veya bant içerisine verilerek üzeri
kapatılıp bahçe sulanır.
Azotlu gübrelerin ilk uygulaması ise, çiçeklenme devresinden önce
yani tomurcuklanma dönemidir. Bu dönem genellikle Ocak sonu Şubat
başına rastlar. Azotlu gübre, ağaçların taç çevresine serpilerek
verilir. 2. uygulama ise; Mayıs ayı ortalarından, Haziran ayının ilk
haftasına kadar olan devrede, sulama suyuyla birlikte yapılır.
Gerek gübre miktarında, gerekse veriliş şekil ve zamanlarında ,
tavsiyelere mutlaka uyulmalıdır.
HORMON UYGULAMASI
Turunçgillerde bitki gelişmesini düzenleyiciler (hormonlar)
genellikle; meyve tutumunun artırılması (Klemantin mandarini)
amacıyla kullanılır. Bununla birlikte, bazı çekirdeksiz çeşitlerde (Vaşington
ve Yafa portakalları ile altıntoplar) Haziran dökümü ve hasat önü
dökümlerinin azaltılması için de kullanılabilir. Bunun için, resmi
kuruluşlardaki uzmanlara başvurulmalıdır. Aksi halde, beklenilen
amacın tam tersi bir tepki elde edilebilir.
Uygulamalarda, bu faydaları sağlamak üzere, ruhsat almış maddeler
kullanılmalıdır. Ruhsatı olmayan maddelerin kullanımı; hem beklenen
faydanın çıkmamasına neden olur, hem de insan ve çevre sağlığı
yönünden zararlar meydana getirebilir.
HASAD
Eğer yıllık bakım işleri tekniğine göre yapılmışsa; hasatta
üreticinin yüzü gülecek ve daha çok ve daha kaliteli meyve elde
edecektir. Hasat, uzman işçiler tarafından ve tekniğine uygun olarak
yapılmalıdır.
Bütün ürünler gibi, turunçgillerinde, hasat zamanının tesbiti çok
önemlidir. Zamanında erken veya daha geç yapılacak hasat; meyve
kalitesini düşürür ve dayanıklılığını azaltır. Hasat, mutlaka olgun
meyvelerde yapılmalıdır. Olgunluğun tespitinde, genellikle, meyvede
usare oranı, şeker, asitlik ve meyve kabuk rengi değişimleri göz
önüne alınır. Esasen, uzun yıllar boyunca hasat yapıldığından, hasat
zamanın belirlenmesinde, fazla bir yanılma olmaz.
Hasat temizlenip ilaçlanmış makasla yapılmalı ve saplar uzun
bırakılmalıdır. Hasat sırasında, hava açık veya güneşli olmalı,
ağaçlar ıslak olmamalıdır. Hasatta merdiven kullanılmalı; hasat
yapılırken ağaçlara zarar verilmemelidir. Hasada başlarken, önce
ağaçların, etek dallarındaki meyveler toplanmalıdır. Hasat edilen
meyvelerin zarar görmemesi için, toplama kaplarının içleri, düzgün
olmalı veya gerekli önlemler alınmalıdır.
Hasat edilen meyvelerden, bereli ve hastalıklı olanları
ayıklandıktan sonra, taşıma kaplarına konulmalıdır. Taşıma kapları,
hastalık bulaşmalarını önlemek için, doğrudan toprağa
konulmamalıdır. Toplanmış meyveler, bahçede 1 gece bekletilmelidir.
AMBALAJLAMA
Her ne kadar, hasat edilen meyveler, az miktarda olduklarında,
bahçenin kenarında tasnif edilip ambalajlanabilirse de; meyve
çoğaldığında ve iyi bir ambalaj yapmak için, mutlaka paketleme
evleri kullanılmalıdır. Türkiye'de üretilen bütün meyveleri
işleyecek kapasitede paketleme evi bulunmaktadır. Bunlar yetiştirme
bölgelerine dağılmış durumdadır.
Taşıma kapları ile topluca paketleme evlerine getirilen meyveler,
burada, bantlar üzerinde önce ayıklanır, daha sonra yıkama
bölümlerinde, özel ilaçlı sıvalarla ve fırçalarla temizlenir.
Gerekirse (özellikle ihracaat için) mumlanır ve kurutulur. Daha
sonra, çaplarına göre boylanarak, uygun boyutlardaki ambalaj
sandıklarına yerleştirilir. Bu suretle, meyveler iç ve dış pazarlama
için, hazırlanmış olur.
DEPOLAMA
Turunçgillerde en ihmal edilen hususlardan birisi de depolamadır.
Halbuki, depolamanın çok önemli avantajları bulunmaktadır. Bunlar;
- Ağaç üzerinde oluşan kaliteyi, meyve tüketilinceye kadar muhafaza
etmek,
- Pazara düzenli olarak meyve arz edilerek, fiyat istikrarı
sağlamak,
- Özellikle ihracaat için, toplu ve düzenli meyve temin etmek;
Bu avantajlardan yararlanabilmek için, meyveler mutlaka, soğuk
depolara konularak muhafaza edilmelidir.
Turunçgil meyveleri, adi depolarda veya makineyle soğutulan
depolarda muhafaza edilirler. Kış aylarında, adi depo olarak,
havalandırılabilen herhangi bir oda kullanılabilir. Havalar
ısındıktan sonra, bu odalarda meyve muhafaza edilmez.
Ülkemizde, "yatak limonculuğu" denilen işlem, buna örnektir. Kış
aylarında hasat edilen limonlar, Mart ayına kadar üretildikleri
yerlerdeki adi depolarda saklanır. Havalar ısınınca, Ürgüp'teki
tabii mağaralara götürülür. Bu şekilde limonlar, Ağustos ayına kadar
muhafaza edilebilmektedir.
Meyveler, adi depoya veya makine ile soğutulan modern depolara
konmadan önce, ambalajlanmalıdır. Depolanacak meyveler,
ambalajlanmadan önce veya ambalajlama sırasında, hastalıklara karşı
mutlaka ilaçlanmalıdır. Aynı şekilde, soğuk depolarda temizlenip
ilaçlanmalıdır. Kullanılacak ilaçlar için, resmi kuruluşlardaki
uzmanlara başvurulmalıdır.
Soğuk depolara ambalajlanmış meyveler, ambalaj kaplarının arasından
hava geçebilecek şekilde istiflenmelidir.
Turunçgil meyvelerinin depolanmasında, nispi rutubet genellikle %
85-90 olmaktadır.
Depo sıcaklıkları ile muhafaza süreleri, türler itibariyle
aşağıdaki gibidir:
Mandarinler: 3-4 derecede 2-3 ay
Portakallar: 5-6 derecede 5-6 ay
Altıntoplar: 7-9 derecede 6-7 ay
Limonlar: 10-12 derecede 7-8 ay
Gerek hasat mevsiminin 9 aylık döneme yayılması; gerekse uzun
sayılabilecek bir depolama süresine sahip olmaları nedeniyle;
turunçgil meyveleri taze olarak pazarlanabilmekte ve
tüketilmektedir. |
|