*
Organik Tarım Nedir ?
*
Doğal Ürün Nedir ?
*
Doğal Ürünlerin Faydaları
*
Neden Doğal Ürün ?
*
Çiftliğimiz Hakkında
*
Çiftliğimde Yetiştirdiklerim
*
Projelerimiz
*
Bölgemiz Hakkında
*
Bölgesel Bitki Örtümüz
*
Köyümüz
( Margaz - Üzümlü )
*
Doğal Beslenme
*
Sağlıklı Beslenme
*
Dengeli Beslenme
*
Zeytin Yağı Yapımı
*
Zeytin yağı Sabunu Yapımı
*
Üzüm Pekmezi Yapımı
*
Harup Pekmezi
Yapımı
*
Nar ekşisi ( Nerdek ) Yapımı
*
Bestel ( Yarmaç
) Yapımı
*
Şarap Yapımı
*
Evde Şarap Yapımı
*
Adaçayı Yetiştirmek
*
Ayva Yetiştirmek
*
Ceviz Yetiştirmek
*
Erik Yetiştirmek
*
İncir Yetiştirmek
*
Keçi Boynuzu Yetiştirmek
*
Kekik Yetiştirmek
*
Menekiş
Yetiştirmek
*
Mersin Yetiştirmek
*
Nar Yetiştirmek
*
Pepino
Yetiştirmek
*
Turunçgil
Yetiştirmek
*
Üzüm Yetiştirmek
*
Zeytin Yetiştirmek
*
Fidan Nasıl Dikilir
*
Ağaçlarda Budama
*
Ağaçlarda Aşılama
*
Bitkisel Tedavi Nedir ?
*
Burkulmada Bitkisel Tedavi
*
Kanserde Bitkisel Tedavi
*
Menopozda Bitkisel Tedavi
*
Migrende Bitkisel Tedavi
*
Romatizmada Bitkisel Tedavi
*
Şekerde Bitkisel Tedavi
*
Tansiyonda Bitkisel Tedavi
*
Tarımın Tarihi
*
Seracılık
*
Gübre Nedir ?
*
Hayvansal Gübreler
*
Organik Gübreler
*
Kimyasal Gübreler
*
Bitkilerde İlaçlama Nedir ?
*
Kimyasal İlaçlama
*
Organik İlaçlama
*
Ev Yapımı Bitki İlaçları
|

Bölgemizde doğal
olarak ısırgan otu yetişmektedir , kişisel ihtiyaçlarınız için
size temin edip gönderebilirim , yalnız ticaretini yapacak
ölçüde su an üretim bulunmamaktadır , sadece kişisel ihtiyaçları
karşılayacak miktarlarda temin edilebilir .
ISIRGAN
OTU
kökünden başlamak üzere, kökü, yaprakları, tohumları bile şifalı
olan bir bitkidir. Eski çağlarda da büyük bir saygınlığa
sahipti. Albrecht Dürer (1471 - 1528) bir tablosunda, elinde
ısırganotu olan bir meleğin Tanrı katına uçusunu canlandırmıstı.
İsviçreli botanik bilimci Künzle, bir yazısında, yakıcı özelliği
sayesinde (Tüylerde bulunan histamin ve asetilkolin) korunmamış
olsaydı, bitkinin kökünün çoktan kurumuş olacağını belirtmişti.
Eğer kendini koruyamamış olsaydı, haşarat ve hayvanlar onu
çoktan yok etmişlerdi.
Büyük ısırgan otu (Urtica diocia L.), çok yıllık ve otsu bir
bitkidir, boyu bazen 1 m 'yi geçer, yapraklar koyu yesil renkli,
saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. Küçük ısırgan otu (Urtica
Urens L.), bir yıllık ve otsu bir bitkidir. Boyu 60 cm kadar
olabilir. Yapraklar açık yeşil renkli, saplı, dişli kenarlı ve
yakıcı tüylüdür. Duvar kenarları ve harabeliklerde bol olarak
görünür.
Her iki türün de yaprakları 2- 4 cm uzunlukta, oval veya kalp
biçimindedir. Taze iken deri ile temas edince deride kızartı ve
yanma yapar. Dızlağan ve dikenli ısırgan isimleriyle de bilinir.
Türkiye' de her iki tür de yetişir.
Egzema ve egzemaya eşlik eden baş ağrılarıısırgan otu çayı ile
iyileştirileilirler. Isırgan otu, böbrek ve mesane taşı
oluşumuna karşı da kullanılabilir.
Böbrek hastalıkları ve zorlu baş ağrıları genellikle bir arada
görülürler. Egzemalar genellikle dahili bir nedene
dayandıklarından, onları içerden, kan temizleyici bitkilerle
iyleştirmek gerekebilir. Isırganotu, en başta gelen kan
temizleyici ve aynı zamanda kan yaptırıcı bir bitkidir. Böylece,
pankreas üzerinde de çok olumlu etkileri olduğu için, ısırganotu
çayı ile kandaki şeker düzeyi düşürülebilir.
İdrar yolları hastalıkları ve iltihapları, da bitki çayı ile
iyileştirilebilirler . Aynı zamanda da dışkılama kolaylıkları
sağladığından, bir ilkbahar kürü için özellikle önerilir.
lkbaharda ve sonbaharda filizlendiğinde, onunla 4 haftalık bir
çay kürü yapmak önemlidir. Sabahları aç karnına, kahvaltıdan
yarım saat önce bir bardak ve gün boyunca 1-2 bardak çayı
yudumlanarak içilebilir. Bu tür çay kürlerinden sonra kişi
kendini anlatılamayacak kadar iyi hissedebilir. Ayrıca bu çayın
lezzeti hiç de kötü değildir.
Ama duyarlı kişiler, ona biraz papatya veya nane ekleyerek,
lezzetini ve kokusunu değiştirebilirler.
Isırganotu, karaciğer ve safra kesesi hastalıklarında, dalak
hastalıklarında, solunum sistemi balgamlanması nda, mide
kramplarında ve ülserlerinde, bağırsak ülserlerinde ve akciğer
hastalıklarında öncelikle önerilir. Değerli etken maddeleri
(Potasyum tuzları, organik asitler-formik asit, histamin,
asetilkolin ve Vitamin C) alabilmek için, çay hazırlanırken,
yapraklar yalnızca haşlanır (kaynatılmaz). Isırganotu, koruyucu
olarak da günde bir bardak içilebilir.
Mikroplu hastalıklarda ve mikrop salgılanan hallerde de bitki
çok iyi bir yardımcıdır. Belirli bir yaştan sonra bedendeki
demir miktarı azalmaya başlar. Bu nedenle, yorgunluk ve
bitkinlik halleri görülür, kişi yaşlandığını düşünmeye başlar ve
verimliliği giderek azalır. Işte bu durumlarda, demir içerikli
taze ısırgan otu ile çok olumlu sonuçlar alınabilir. Bir ısırgan
otu küründen sonra, kişi kendini çok kısa bir süre içerisinde
eskiye oranla çok daha rahat hisseder, enerji ve çalısma gücü
geri gelir, dış görünüm olarak da belirgin bir düzelme başlar.
Safrakesesi rahatsızlığı ve kansızlık durumlarında da bitki çayı
fayda sağlayacaktır. Ödemlerde, ısırganotu bedendeki fazla
sıvıyı emerek büyük yararlar sağlar.
Kan yaptırıcı özelliği sayesinde, kansızlık solgunlukları nda,
alyuvarlar eksikliğinde, anemi de yardımcı olur. Herhangi bir
alerji rahatsızlığı çekenler (bahar nezlesi dahil) uzun bir süre
ısırganotu çayı içebilirler.
Bitki, soğuk algınlığına yatkınlığı önler, romatizma ve gut
hastalıklarında yardımcı olur.
Taze ısırganotu yaprak ve kökünün kaynama suyuyla baş
yıkanabilir ve saçlar canlanarak, sık bir biçimde büyümeye
başlarlar. Her tür saça özellikle iyi gelen ısırganotu tentürünü
herkes kullanabilir. Kafa derisi kepeksiz, saçlar sık, yumuşacık
ve parlak! Damar tıkanıklıklarında da (baldırlarda), ısırganotu
çok büyük yardımlar sağlar. Bu hastalığı çeken bazı kişiler,
ağer zaman geçirmeden, ısırganotu kökü ayak banyoları yapacak
olurlarsa, olası bir bacak empütasyonundan kurtulabilirler. Her
tür kramp, nerden gelirse gelsin, kan dolaşımı bozukluğunun
habercisi olabilir. Böyle durumlarda, bitkinin kaynama suyula
masaj veya banyo yapmak fayda sağlayacaktır. Bu durum, koroner
damarlarının daralması gibi özel durumlarda da geçerlidir.
Belden yukarısı banyo küvetine doğru eğilir ve kaynatılmış
bitkinin ılık suyuyla kalp bölgesine hafifçe masaj yapılır.
Siyatik, lumbago ve kollarda, bacaklarda oluşan sinir
iltihaplanmaları nda, ağrılı bölgelere, yapraklı taze ısırganotu
dalı hafifçe sürülür. Örneğin siyatikte, ayak ekleminden
başlamak üzere, dıştan kalçaya kadar ve oradan da bacağın iç
tarafından topuğa kadar yavaşca sürülür. Bu iki kere daha
yenilenir ve son olarak, kalçadan başlayarak aşağı doğru inilir.
Gerektiğinde daha başka bölgelere de aynı biçimde uygulanır.
Isırganotunun sebep olduğu kaşıntıyı önlemek için, işlem sonunda
o bölgeler pudralanır.
Kullanılan
bitki ne kadar taze olursa, şifalı gücü de o kadar fazladır.
Kış için bir miktar stok yapmayı da unutmayın ve kurutacağınız
bu ısırganları mayıs ve haziran ayının güneşli günlerinde
toplamaya dikkat edin. Kendi sağlığınız için bir şeyler
yapabildiğinize sevinin! Ama ama en önemlisi sadece ihtiyacınız
kadar bitki toplayın. Eğer sadece yaprak ve saplara ihtiyacınız
varsa kesinlikle bitkiyi köküyle beraber sökmeyin. Bir bölgedeki
tüm bitkileri tamamen koparmayın. Gelecek yıllarda da bitkinin
neslini sürdürmesine izin verin!
Kullanım
Biçimleri:
Çay Hazırlamak:
Yaprak Çayı:
Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış ısırganotu, orta boy bir su
bardagı dolusu kaynar suyla haşlanır , 5-10 dakika demlendikten
sonra süzülür. Günde 2-4 bardak yeni demlenmiş çay aç karnına
veya öğün aralarında tatlandırılmadan içilir. Kokusunu veya
tadını rahatsız edici bulanlar çaylarına biraz nane ilave
edebilirler.
Kök Çayı:
Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış kök,
bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama
derecesine getirilir, 4-5 dakika kaynadıktan sonra, ateşten
indirilip 5-10 dakika demlendirilir ve süzülür. Günde 3 bardak
taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir.
Tohum Çayı:
Havanda hafifçe ezilmiş bir tatlı
kaşığı tohum, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede
sıcak su ile haşlanır, üstü kapalı olarak 8-10 dakika
demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş çay,
yemeklerden yarım saat önce soğutulmadan içilir.
Isırganotu Tentürü:
Ilkbaharda veya sonbaharda sökülen kökler bol suda iyice
yıkanır, elden geldigince ince kıyılır ve bir sisenin bogazına
kadar doldurulur. Köklerin üstüne çıkacak kadar 35-40 derece
etil alkol eklenir, hergün çalkalanarak güneste 14 gün boyunca
bekletilir ve süre sonunda bir tülbentten geçirilerek süzülür.
Koyu renkli siselerde, serin bir yerde yıllarca saklanabilir.
El ve Ayak Banyoları:
Iki avuç dolusu yıkanmıs kök, sap ve yaprak, 5 litre soguk suya
konularak, 10-12 saat bekletilir ve sonra kaynama derecesine
kadar ısıtılır. Banyo sırasında bitkiler suyun içinde kalabilir.
Bu banyo suyu, yeniden ısıtılarak, 2-3 kere daha kullanılabilir.
Saç Yıkamak:
4-5 avuç taze veya
kurutulmus yaprak, 5 litre suya koyulur, agır ateste kaynama
derecesine kadar ısıtılır, 5 dakika demlendikten sonra süzülür.
Kök kullanıldıgında ise, 2 avuç dolusu ince kıyılmıs kök, 10-12
saat soguk suda bekletilir, sonra kaynama derecesine kadar
ısıtılır ve demlenmesi için 10 dakika beklendikten sonra
süzülür. Bu durumda, saç yıkamak için sodalı sabun gerekir.
|
|