|
Organik İlaç ve Bitkilerde Organik İlaçlama |
|
|

Zararlı Böceklerle Organik Tarımda Mücadele Yöntemleri
Ekonomik anlamda
zarar yapan böceklerin mücadelesinde organik tarımda
kullanılabilecek yöntemlerin bir çoğu, bugüne kadar yapılan
çalışmaların ışığı altında şekillendirilmiştir. Ancak uygulanan
kimyasal mücadele içerisinde sentetik kimyasalların kullanımı ile
ilgili alternatiflerin geliştirilmesi gerekmektedir. Sentetik
kimyasalların yerini alabilecek bitkisel, doğal, mikrobiyal veya ev
yapımı insektisitler organik tarım uygulamalarında alternatif olarak
görülmekle birlikte uygulamada ruhsatlandırılması, standardizasyonu,
muhafazası veya doğal hayata olan bazı olumsuzlukları ile
kullanımları sınırlanmaktadır.
Organik tarım
biyoçeşitliliği, biyolojik döngüyü, toprağın biyolojik aktivitesini
geliştiren ve artıran, sentetik gübre ve pestisit kullanmayan,
genetik değişiklik yapılmış organizma içermeyen, minimum çiftlik
dışı girdi kullanımına ve kültürel işlemlere dayalı spesifik ve
kesin standartları olan alternatif bir üretim sistemidir
(Anonim,2003c). Organik tarımın amacı birbirine bağımlı olan toprak,
bitki, hayvan ve insan topluluklarının sağlığının ve verimliliğinin
en ideal olmasını sağlamaktır. Tüketicinin organik olarak üretilen
gıdalara olan talebi, toplumun daha fazla sürdürülebilirlik
konusundaki arzusu, çevresel ve ekonomik faydalar ve dünya çapında
üreticiler ve sanayiciler için yeni fırsatlar yaratması gibi
nedenlerle organik tarım giderek artan bir öneme sahiptir.
2001 yılı
verilerine göre, Türkiye'de 100'e yakın ürün organik olarak
üretilmektedir. Türkiye'de organik üretim yapan 15 bini aşkın
işletme mevcut olup, yaklaşık 60-70 bin hektar alanda organik üretim
gerçekleştirilmektedir. 2002 yılında ise yaklaşık 70.000 hektar
alanda 295.000 ton organik ürün üretildiği tahmin edilmektedir
(Anonim 2003l ).
Zararlılar bitkisel üretimde sorun yaratan unsurların başında
gelmektedir. Ekonomik anlamda zarar yapan böceklerin mücadelesinde
bir çok yöntem kullanılabilmektedir. Kimyasal mücadele üretici
tarafından uygulama kolaylığı ve etkinliği açısından en fazla tercih
edilen bir mücadele yöntemidir. Organik tarımda ise kimyasal
mücadele uygulamalarının önemli bir kısmını oluşturan yapay
kimyasalların kullanımına izin verilmemektedir.Bu çalışmayla da
literatür araştırmalarıyla elde edilen birikimlerin ışığı altında
organik tarım anlayışı içerisinde uygulanabilecek mücadele
yöntemleri üzerinde durulmuştur.
1.ORGANİK MÜCADELE YÖNTEMLERİ
Organik tarımda zararlı mücadelesinde kullanılacak mücadele
yöntemlerini koruyucu ve iyileştirici mücadele yöntemleri olarak
gruplandırabiliriz. Koruyucu önlemler zararlıların bulaşmalarını
veya çoğalmalarını önleyen, doğal dengeyi bozmadan ve herhangi bir
girdi kullanmadan zarar oluşmasını önleyen ve öncelikli olarak
uygulanması istenene önlemlerdir. Bu önlemler kanuni mücadele,
kültürel önlemler ve fiziksel mücadele yöntemleridir. İyileştirici
mü-cadele yöntemleri ise koruyucu önlemlerin alınmasına karşın
zararlıların yine de sorun olması durumunda uygulanan yöntemlerdir.
Bunlar mekaniksel, biyoteknik, biyolojik mücadele ve kimyasal
mücadeledir. Organik tarımda istenen, zararlılardan kaynaklanan
problemlere karşı koruyucu önlemlere ağırlık vermek ve iyileştirici
metotları en son seçenek olarak kullanmaktır.
2. ALTERNATİF
İNSEKTİSİTLER
Kimyasal kullanımı dışındaki metotların böcek zararını
engelleyemediği durumlarda insektisit kullanımı ürün kaybını
önlemede bir alternatif olmaktadır. Zarar başladığında organik
yetiştiriciler bitkisel kökenli doğal insektisitleri , çeşitli ev
yapımı bitkisel spreyleri, sentetik organik insektisitleri kullanmak
zorundadır.
2.1. Bitkisel
Kökenli Doğal İnsektisitler
Bitkilerden çeşitli yöntemlerle elde edilen ve insektisit özelliği
gösteren bileşiklerdir. Bu maddeler işlenmemiş bitkisel materyaller,
bitki ekstraktları ve bitkilerden izole edilen saf bileşikler gibi
formlarda olabilir. 2000'den fazla bitkinin insektisit etkisinin var
olduğu bilinmesine karşın pratikte yararlanılanların sayısı çok
azdır. Doğal kaynakların kısıtlı olması, standardizasyon,
muhafazasındaki ve ruhsat almadaki zorluklar, ruhsatlı
olmamalarından dolayı kronik toksisitite ve bitki üzerindeki
kalıntılarının tespit edilememesi gibi zorluklar pratikte
kullanımlarını sınırlamaktadır (Yaşarakıncı ve ark.,2002).
a) Azadirachtin
Azadirachtin'in böceklere karşı uzaklaştırıcı, beslenmeyi
engelleyici, doğurganlığı azaltıcı, kısırlaştırıcı, öldürücü ve
yumurta bırakmayı önleyici gibi etkileri saptanmıştır. Azadirachtin
içeren ürünler fitofagus böcekler için orta ve geniş spekturumlu
insektisitlerdir. Orthoptera, Homoptera, Heteroptera, Lepidoptera,
Coleoptera, Diptera ve Hymenoptera takımına bağlı bir çok türü
etkilemektedir. Leptinotarsa decemlineata, Pieris brassicae,
Plutella xylostella, Ostrinia nubilalis, Bemisia tabaci, Sitophilus
granarius, Spodoptera littora' ya karşı başarılı sonuçlar alınmıştır
(Kısmalı,1988).
b) Pyrethrum
Chrysanthemum cinerariaefo-lium'un çiçeklerinden elde edilen
pyrethrum, mevcut insektisitlerin içinde en eski ve en güvenilir
olan bitkisel kökenli insektisittir. Daha çok depolanmış ürün ve ev
zararlılarına karşı kullanılmaktadır. Ancak gün ışığında çabuk
parçalanmaktadır. Tribolium castaneum , Rhyzopertha dominica , Myzus
persicae, Macrosiphum rosae, Pieris brassicae' ya karşı başarıyla
uygulanmaktadır (Anonim
,2003d).
c) Pyrethrin
Tanacetum cinerarifolium 'dan ekstrakte edilen doğal pyrethrum 'dan
elde edilen insektisidal kimyasallardır. Işıkta ve sıcakta
etkinliğini kaybeder. Kuşlara ve memelilere toksik değildir. Çabuk
parçalandıkları için hasattan 1 gün öncesine kadar uygulanabilir.
Pyrethrinler çiçek, meyve ve sera içerisindeki sebzelere karşı
uygulanabilir. Çiğneyici ve sokucu-emici ağız yapısına sahip
böceklerde etkilidir. Trichoplusia ni, Cydia pomonella, Leptinotarsa
decemlineata, kırmızı örümcekler, Tripsler, beyaz sinek, Epilachna
varivestis, Keiferia lycopersicella'ya ve depo zararlılarına karşı
etkili bulunmuştur. Lahana kelebeği (Pieris rapae), armut
pisillasına karşı etkinlik gösterememiştir (Anonim,2003a).
d) Rotenone
Amerika'da yetiştirilen Lonchocarpus sp. (Fabaceae) ve Asya'da
yetişen tropik bir bakla türü olan Derris sp. (Fabaceae) ve
Terphrosia sp. bitkilerinin köklerinden ekstrakte edilerek
kullanılmaktadır. Böceklerde kontakt ve mide zehiri olarak etki
gösterir ve genelde yaprakla beslenen Lepidoptera takımına ait
türlerin larvalarına karşı mücadelede kullanılır. Balıklara son
derecede toksik olduğu saptanmıştır. Bazı faydalıları öldürdüğüne
dair veriler vardır. Memeliler üzerine orta derecede etkilidir.
Yapraklarda etkin bir kalıntı bırakmaz.Yavaş etki gösterir. Güneş ve
havayla birlikte uygulamadan bir hafta sonra etkinliğini
kaybeder.Uygulama yapılırken bir maske kullanılması önerilir.
Solunum da sorun çıkarabilir. Aonidiella aurantii, Ceratitis
capitata, Spodoptera littoralis, Leptinotarsa decemlineata,
Sitophilus oryzae' ya karşı başarıyla uygulanmaktadır. Kırmızı
örümceklerin mücadelesinde başarılı olunamamıştır (Anonim,2003b)
e) Nicotine
Nicotiana tabacum ve diğer Nicotiana türlerinin yapraklarından
çeşitli metotlarla ekstrakte edilerek kullanılmaktadır. Tütün
yapraklarının sulu ekstraktı zararlı böceklere karşı kontakt etki
gösterir. Daha çok afitler, tripsler, beyaz sinek, yaprak emicileri
ve diğer yumuşak vücutlu böceklere karşı mücadelede
kullanılmaktadır. Sıcakkanlılara son derece toksik olan nikotini
kullanırken dikkat edilmelidir. Evlerde kullanımı tavsiye
edilmemektedir. (Pearce,2003) .
f) Ryania
Güney Amerika kökenli Ryania speciosa adlı bitkinin kök, yaprak ve
gövdesinden ekstrakte edilmekte ve Lepidoptera larvalarına temas ve
mide zehiri etkisi göstermektedir. Ostrinia nubilalis, Cydia
pomonella, Dacus dorsalis ve Heliothis zea gibi zararlılara
insektisit ve repellent etkisinin olduğu saptanmıştır. Ancak
memelilere, balıklara ve diğer suda yaşayan hayvanlara yüksek
toksisitesi yüzünden kullanımı kısıtlanmıştır (Anonim,2003c ;Pearce,2003).
g) Quassine(Acı
ağaç)
Quassine armara adlı bitkinin gövdesinden elde edilen ekstrakt
meyvecilikte unlu bitlere ve testereli arılara karşı insektisit ve
repellent olarak kullanılır (Anonim,2003d; Pearce,2003).
h) Sabadilla
Schoenocaulon officinale bitkisinin tohumundan elde edilen ekstrakt
Heteroptera takımına ait zararlılarda kullanılmakla birlikte Cydia
pomonella, Ostrinia nubilalis, Thrips tabaci ve Empoasca spp. gibi
zararlılara karşı insektisit etkisi göstermektedir.Kontak ve mide
zehiri etkilidir. Balarılarına toksisitesi yüksek olduğundan
kullanılır-ken dikkat edilmelidir. Memelilere toksitite
göstermemekle birlikte bazen gözlerde alerji veya solunumda
zorluklar meydana getirmektedir (Anonim,2003e Pearce,2003 ).
I) Yağlar
Yıllardan beri böcek ve akarların kontrolünde çeşitli yağlar
kullanılmaktadır. Yağlar koşnil, kabuklu bit, afit ve akar gibi
belirli zararlı problemlerinin çözümünde önemli rol oynamaktadır.
Yağların böcekler üzerine lerine neden olmasıdır. Bazı durumlarda
metabolizmaları üzerinde etkili olur. Ayrıca repellent etkileri de
belirlenmiştir. Bu durum afitler tarafından taşınan virüslerin
kontrolünde önem arz eder. İnsanlara ve doğal düşmanlara karşı çok
az riski vardır. Küçük yumuşak vücutlu bazı predatör akarların
ölümüne sebep olduğuna dair bazı bilgiler mevcuttur. Toksisite
alternatif pestisitlerle kıyaslandığında minimumdur. Yağlar doğada
çabuk çözünür. Çok az kalıntı bırakır. Kullanılan ilaçlama aletleri
ile kolaylıkla uygulanabilir.Bazı durumlarda bitki yüzeyi üzerinde
lekelenme yapabilir. Yağlar genel bir terim olmakla birlikte
içerisinde bitkisel, petrol ürünlerinden türetilmiş , dormant, yaz
yağları gibi grupları bulundurmaktadır.
Yağ bitkilerinin ve diğer bitkilerin tohumlarından üretilen yağlar
insektisit olarak kullanılabilir.Soya yağı başarılı mücadele
programlarında kaydedilmiştir. Azadirachta indica ağacının
tohumlarından elde edilen ekstraktlar da son yıllarda zararlı
kontrolünde kullanılabilen ürünler arasında dikkat çekmektedir.
Genellikle depolanmış ürün zararlılarına karşı kullanılmaktadır.
Depolanmış üründe zarar yapan başlıca coleoptera takımı türlerin
fümigasyonunda öldürücü etki yaptığı bulunmuştur. Kolza ve Neem
bitkilerinden elde edilen yağlı preparatlar kısmen kükürdünde
eklenme-siyle kırmızı örümceklerin yumurtalarına karşı başarıyla
kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra susam, keten, pamuk, haşhaş ve
zeytinden elde edilen bitkisel yağlar su ve arap sabunu ile
karıştırılıp çıplak vücutlu böceklere karşı kullanılmıştır. Bir
başka çalışmada kimyon, anason ve okaliptüs yağının Aphis gossypii'e
sarımsak yağının Trigoderma granarium' a etkili olduğu bulunmuştur.
Bazı ceviz türleri, ardıç, sedir ağacı, akçaağaç, sarı ağaç, ladin
ağacı, japon selvisi, yalancı köknar yağlara hassasiyet gösterir.
Azadirachtin yağı seralarda yetişen süs bitkilerinde daha çok
kullanılır.
Ancak bazı gül türleri,süs zeytini vs'ye karşı kullanımda dikkatli
olunmalıdır.
Azadirachta indica ağacının tohumlarından elde edilen yağ böcek
yumurtalarını, böceklerin ilk gelişim dönemlerini, küçük yumuşak
vücutlu zararlıları (afit, beyaz sinek vs), kırmızı örümcek
yumurtalarını öldürür. Güllerde, meyve ağaçlarında ve sebzelerde
kullanılır. Yağ bitkilerinden ve diğer bitkilerden elde edilen elde
edilen yağlar soya fasulyesi, kanola, pamuk, ayçiçe-ği'nden elde
edilebilir. Soya fasulyesi çok etkili iken kanola ve ayçiçek yağı
daha az etkilidir. Mısır yağında farklı sonuçlar elde edilmiştir
(Anonim,2003e; Anonim,
2003f; Isman,2003).
2.2.ORGANİK
TARIMDA KULLANILAN DİĞER KİMYASALLAR
1. İnsektisit
etkili sabunlar: Meyve ağaçları ve sebzelerde yaprak bitlerine
karşı kullanılan sabunun başarısı popülasyon yoğunluğuna göre
değişmektedir. Etki süresi çok kısadır. Başarılı olabilmesi için
böceğin teması gerekir. Akar, sapta beslenen zararlılar ve yumuşak
vücutlu zararlıların kontrolünde kullanılabilir.
2. Jelatin:
İnsektisit olarak kullanımı mümkündür. Fakat ne şekilde
kullanılabileceği hakkında herhangi bir bilgi yoktur.
3. Parafin
yağları: Organik tarımda insektisit ve akarisit olarak
zararlıların kış yumurtalarına karşı kullanılmaktadır.
4. Kaya unu:
Zararlı böceklerin solunum sistemini kapayıcı toz olarak
kullanılmaktadır.
5.Metaldehit: Sümüklüböceklerin savaşında tuzaklarda
repellent olarak kullanılmaktadır.
6. Kireç-Kükürt
bulamacı: İnsektisit, akarisit ve fungisit etkisi bulunmaktadır.
Meyve ağaçlarında kabuklu bitleri baskı altına aldığı saptanmıştır.
7. Caffein:
Düşük konsantrasyonlarda böcek repellentidir. Bazı böcekler
caffeinin yüksek dozlarında hayatta kalabilmiş, ancak üreme
faaliyeti gösterememiştir.
8.Cryolite:
Sodyum fluoaluminate'nin inorganik formulasyonudur. Ancak balıklara
yüksek toksitite gösterir. Larvalara ve sert kabuklu böceklere karşı
kullanılır.
9. Beyaz Kil :
Diş macununda da kullanılır. İlaçlanan yüzeyde koruyucu bir tabaka
bırakarak, böceğin temasıyla böcekleri uzaklaştırır. Conotrachelus
nenuphar (Herbst) 'e karşı etkilidir.
11. Sülfür:
Toz veya sprey olarak kullanılabilir. Kırmızı örümceklerin
kontrolünde kullanılabilir. 19.9ºC üzerin-deki sıcaklıklarda
uygulamalar bitki yapraklarına zarar verebilir. Yağ uygulaması
yapıldıysa uygulamanın üstünden 4 hafta geçmeden sülfür uygulaması
yapılmamalıdır. Korozyona sebep olacağı için plastik ilaçlama
aletleri ile uygulama yapılmalıdır. Sülfür aynı zamanda istenmeyen
bir tat bırakacağı için hasat öncesi kullanımına izin verilmez
(Anonim 2003g, Anonim 2003 h).
12. Kireç ve kireç-sülfür : Akar, pisilla ve bazı saplarda
beslenen böceklerde etkilidir. Yağ uygulaması yapıldıysa 4 hafta
geçmeden ilaçlama yapılma-malıdır. Sıcaklık 18.8 º C 'den fazla ise
ilaçlama yapılması önerilmez. Yakıcı bir materyaldir (Anonim,2003d;
Pearce,2003).
13. Bacillus
thurigiensis Preparatları
Leptinotarsa decemlineata, Plutella xylostella, Pieris brassicae,
Euproctis chrysorrhoea, Hyphantria cunea , Yponomeuta malinellus ,
Malacosoma neustria vs. karşı başarılı uygulamalar yapılmaktadır (Tuncer
ve Ecevit, 1994).
2.3.EV YAPIMI
DOĞAL İNSEKTİSİTLER
Organik tarım ilkeleri doğrultusunda uygulanmasına izin verilen bazı
materyallerin kullanımı ile üretici tarafından hazırlanan karışımlar
pratikte çokca uygulanmaktadır. Ancak bilimsel olarak çalışan biz
mücadelecilerin çalışmalar sonucunda kesin kanıtların ortaya
konulmasından önce bu karışımları tavsiye edilmesi mümkün olmamakla
birlikte alternatiflerin ortaya konulma süreci içerisinde kontrollü
olarak kullanımlarında bir sakınca görülmemketedir. Bu amaçla
aşağıda derlenen ev yapımı doğal insektisitler olarak isimlendirilen
karışımların, kullanımlarından önce mutlaka test edilerek
kullanılması gerekmektedir.
a) Alkol spreyi
: 1-2 fincan %70'lik isoprophyl alkol ¼ su ile karıştırılarak
kullanılır. Seyreltilmemiş alkol kullanımı bitki için risklidir.
Afitler, beyaz sinek, tripsler ve unlu bite karşı uygulanmaktadır.
Bir insektisidal sabunla karışımında prospektüs dikkate alınmalıdır.
b) Sarımsak yağ
spreyi : Zararlılar üzerinde repellent etki yapar. Mineral yağ
veya saf sabunla karıştırıldığında etkili bir insektisit meydana
gelir. Sarımsak yağ spreyinin aynı zamanda fungusit etkisi de
gözlemlenmiştir. Trichoplusia ni, afitler, beyaz sinek, Forficula
auricularia L. kontrolünde etkili olmuştur. Bazı yetiştiriciler
patates böceği ve kırmızı karıncalara etkili olmadığını
belirlemiştir. Spreyin hazırlan-ması için 3 tane 28 gramlık çok ince
doğranmış sarımsak dişinin 2 çay kaşığı mineral yağ içersinde en az
24 saat bekletmek gerekir. Yavaşça içerisine yarım litre su ilave
edilir. Karışımı sağlandıktan sonra süzülerek kavanoz içerisine
bekletilmek üzere aktarılır. Karışımdan 1-2 çorba kaşığı alınarak
yarım litre su ile karıştırılır. Bu oran etkili oluyorsa daha fazla
su ilave edilerek uygulama yapılabilir. Uygulama tüm bitki yüzeyi
ıslanacak şekilde yapılmalıdır. Yağa duyarlı olabilecek süs
bitkilerinde uygulama kontrollü yapılmalıdır.
c) Otlarla
Hazırlanan Spreyler : Aromatik otlardan elde edilen solüsyonlar
bir çok organik yetiştirici tarafından kullanılmaktadır. Bu
solüsyonlar repellent etki yapmaktadır. Bu amaçla Sage, Tansy, Thyme
gibi bitkiler kullanılmaktadır. Yapılan bir çalışmada Plutella
xylostella 'nın ve diğer bazı kelebeklerin lahanadaki zararının ve
yumurta sayılarının bu solüsyonlarla azaltıldığı belirlenmiştir.
Ayrıca bu solüsyonlar yaprak yiyen zararlılara karşıda
kullanılmaktadır. 1-2 fincan taze yaprak 2-4 fincan su ile
karıştırılır. Bu karışım bütün gece bekletilir. İçerisine ¼ oranında
temizleyici sıvı sabun karıştırılır. Sıvı sabun ilacın yapraklara
yapışmasında ve yayılışında etkili olmaktadır. İlaçlamada bitkinin
tüm aksamının ilaçlanması başarıyı etkilemektedir. Gerekli görülmesi
halinde haftalık periyotlarla uygulama tekrar-lanabilir.
d) Kırmızı
Tozlar : Karabiber, kırmızı biber, dere otu, zencefil'in hepsi
capsaicin içerir. Böcekler üzerinde repellent etki yapmaktadır.
Sentetik capsaicin arazide kullanılmak üzere üretilebilir. Yapılan
bir çalışmada capsaicin'in 28 gramının 1/25'i soğan bitkisi etrafına
serpildiğinde Delia antiqua 'nın koyduğu yumurta sayısını azalttığı
belirlenmiştir (Anonim,2003j). Delia radicum'un lahanada ve havuçta
zararını da engellemektedir. Ancak hazır paketlenmiş biber
tozlarının kullanımı ekonomik olmayabilir. Eğer yetiştirici
üretimini de kendi yapıyorsa maliyet azaltıldığı için kullanımı daha
uygun olacaktır. Uygulama sırasında hassas ciltlerde tahrişlere
neden olabilmektedir. Uygulamada havuç, lahana veya soğan sıralarına
serpilerek uygulanabilir. Yağmur veya sulama sonrası uygulama tekrar
edilmelidir.
e) Nicotin
spreyi ; Tütün bitkisinden elde edilir. Böceklere toksiktir. Ev
yapımı nikotin çayının en büyük avantajı etkinliğinin birkaç saat
sürmesidir. Arılara toksik değildir. Nikotin toprak zararlılarına
karşı kullanılmaktadır. Özellikle kök afitleri, tripsler, yaprak
delicileri, armut pisillası, Crioceris asparagi 'na karşı
kullanılmaktadır. Bir fincan kurutulmuş ,öğütülmüş tütün yaprağını ¼
çay kaşığı saf sabun ilave edilmiş 4.5 lt 'lik su içinde yarım saat
bekleterek süzmek suretiyle solüsyon hazırlanır. Bu solüsyon birkaç
hafta kapalı bir kapta saklanabilir. Toprak zararlıları için
bitkinin kök bölgesine toprak üstüne karışım uygulanır. Yaprak
zararlıları için yaprak altlarının da iyice ilaçlanması gerekir.
Nikotin bitki yaprakları tarafından absorbe edilerek birkaç hafta
bitkide bulunur. Güvenlik açısından yalnızca genç bitkilere ve
hasattan bir ay öncesine kadar kullanımı daha uygundur. Patlıcan,
biber, domates ve diğer solanaceae'lerde kullanımı uygun değildir.
Tütün mozaik virüsünü taşıyan tütünlerden hazırlanan solüsyon bu
virüsün bitkilere bulaşmasına neden olabilir. Ülkemizde 70º C'
sıcaklıktaki 1 lt suda 50 gr. kuru tütün 1 gün suda bekletilerek
meydana gelen eriyik pülverizasyon yöntemi ile kullanılmıştır. Bu
yöntem tarla koşullarında patates böceği larvaları, afit ve kırmızı
örümceklere karşı etkili olmuştur. Kullanılan tütün yaprağının
tazeliği, suyun niteliği, uygulama dozu ve sıklığı kullanılan ilacın
etkinliğini belirlemiştir. Nikotine sülfatın sıcak kanlılara
toksisitesi nedeniyle dikkatli kullanılması gerekir (Yılmaz,2002).
f) Domates
yaprağı : Domates,patates ve tütün yaprakları zehirli alkoloid
içerir. Bu toksinler suda çözünür ve iyice kıyılmış yapraklar suda
bekletilerek ev yapımı ilaçlar elde edilebilir. Bu ilaçlar doğal
düşmanları çekmede de rol oynar. Domates yaprak ilacı afitler içinde
kullanılabilir. Aynı zamanda domates yaprak spreyi mısırda Heliothis
zea'ya karşı etkili olmaktadır. Yapılan çalışmada mısır bitkisi
domates yaprak spreyi ile ilaçlandığında ilaçlanmayan mısıra göre
daha fazla sayıda Trichogramma çektiği görülmüştür (Anonim,2003j).Bu
solüsyo-nun hazırlanması için domates yaprağı iyice kıyılarak 1-2
fincan hazırlanır. 2 fincan su içerisinde bütün gece bekletilir.
Süzülerek yaklaşık 2 fincan su ile karıştırılır. Uygulama bitkinin
bütün aksamını kapayacak şekilde yapılır.
g)Tuz spreyi :
Pieris rapae ve kırmızı örümceklere karşı kullanılabilir. 2 çorba
kaşığı tuz ile 4.5 lt su karıştırılır. Karışım bitkiye uygulanır.
h) Sarımsak spreyi
: 1 sarımsak soğanı,1 lt su, 1 orta boy soğan, 1 çorba kaşığı
kırmızıbiber, 1 çorba kaşığı sıvı sabun karıştırılarak hazırlanır.
Sarımsak ve soğan küçük küçük kesilerek karıştırılır. Su içerisine
konularak bir saat beklenir. Bir saat sonra sıvı sabun ilave edilir.
Karışım dolapta bir hafta bekletilebilir. Sümüklü böceklere karşı
kullanılabilir.
Gene aynı şekilde
soğan sarımsak spreyi olarak yaprakları yiyerek zarar yapan böcekler
için tarifler bulunmaktadır. Bu spreyin hazırlığı 4 kırmızı biber, 4
soğan, 2 baş sarımsak 'tan karışım hazırlanarak karışım sabunlu su
içerisinde 24 saat bekletilir. Süzülerek üzerine 2 lt su ilave
edilip uygulama yapılır. Serin şartlarda bu solüsyon 2 haftadan daha
fazla süre bekletilebilir. Sarımsak spreyi patates böceği, kaphra
böceği, cruciferalarda zarar yapan larvalar ve nematotlarda etkili
olmaktadır.
ı) Kadife
çiçeğinden hazırlanan sprey : Kadife çiçeği su ve sabunla
karıştırılarak bir solüsyon hazırlanır. Bu solüsyon afid, larvalar
ve sinekler için repellent etki yapar.
j) Isırgan suyu
: Ülkemizde Akdeniz Bölgesinde afitlere karşı uygulanmaktadır.
k) İnsektisit
etkili sabun spreyi : 2.5 çorba kaşığı sıvı sabun yaklaşık 1 lt
su ilave dilerek karıştırılır (Johnson,2003).
l) Bitkisel yağ
: 2 çorba kaşığı mısır veya ayçiçek yağı 2 çorba kaşığı sıvı
sabunla karıştırılır. Uygulama yapılmadan önce iyice karıştırılarak
uygulanır.
m) Sabun,
sarımsak tozu ve kırmızı biber karışımı :2 çay kaşığı sıvı sabun
yaklaşık 1 lt 'lik kavanoza konulur. Kavanozun ağzına ince bir tül
gerilerek kırmızı biber ve sarımsak tozunun her biri ilave edilir.
Su konularak ilave edilen kısmın kavanoza akması sağlanır. Bu ilacın
pıhtılaşmasını önler. Tülü kavanozun ağzından alarak karıştırılır.
Sabun, emici böcekleri, sarımsak kırmızı biber karışımı çiğneyici
tipteki böcekleri uzaklaştırır. Bu karışımın dezavantajı yağmurla
birlikte yıkanması ve yeniden uygulamaya ihtiyaç duyulmasıdır
(Anonim 2003e; Anonim,2003h; Anonim,2003ı; Anonim,2003j;
Anonim,2003k;
j)Yem
tuzaklarının hazırlanışı
Kesici kurtlar
için :
Testere talaşı, kepek, şeker pekmezi ve yeterli miktarda su eşit
miktarlarda karıştırılarak yapışkan bir solüsyon hazırlanır. Akşam
saatlerinde bitki çevresine ufak bir halka şeklinde dağıtılır. Şeker
pekmezi kesici kurtları çeker ve bu solüsyondan geçmeye çalışırken
yapışkan bir yapı kazanır.Bu maddeler güneşte kurur ve zararlılar
ölür. Veya ; 100 g kepek,10 gr şeker, 200gr su, 5gr. Pyrethrum tozu
karıştırılarak bitki etrafına yayılır. Kesici kurtlar bu maddeyi
yiyerek ölür.
Meyve Sinekleri
için :
Meyve sinekleri için tuzaklara yemler meyve olgunlaşmadan,
zararlılar çıkma-dan önce yerleştirilmelidir. Bunun için :
1. Plastik bir şişenin altında küçük bir delik açılır.
Şişenin ağzı bir tıkaçla kapatılır. Şişenin ¼'nü yemle doldurulur.
Şişe bu şekilde bahçe etrafına veya ağaçlara asılır. Bu yemler
sinekleri delikten içeri çeker ve sinek yem içerinde ölür.
2. Plastik bir şişenin üst kısmını kesilir. Yem solüsyonu
şişenin yarısını içerecek şekilde konulur. Şişenin kesilen üst kısmı
şişenin geri kalan kısmına, deliği altta kalacak şekilde
yerleştirilir. Sinekler şişelere çekilerek yem solüsyonu içerisinde
ölür.
Yem solüsyonu 2 şekilde hazırlanır.
a) 1 lt su, 250 ml idrar, birkaç damla vanilya özü, 100 gr
şeker ve 10 gr pyrethrum tozu
b) 1 çay kaşığı pyrethrum tozu, 250 gr bal, 1 kaç damla
vanilya özü, 250 gr. portakal veya salatalık kabuğu, 10 lt su.
k) Işık tuzaklarını hazırlanışı:
Gece faaliyet gösteren uçan böceklerin kontrolünde kullanılabilir.
Kesici kurtlar, sap kurtları, çeltikte zarar yapan yaprak emicileri
vs. Odunumsu yapılardan oluşan 3'lü bir dayanak hazırlanır. Bu
dayanağın uçları toprağa yerleştirilir. Orta kısmına bir ışık
kaynağı asılır. Ve alt kısmına bir miktar yağla karıştırılmış su
kasesi yerleştirilir. Bu tuzağın en iyi yerleştirilme zamanı böceğin
yaşam çemberine ve ürünün gelişim evresine göre belirlenir. En iyi
zaman böceğin yumurta bırakmasından öncedir.
l) Renk
Tuzakları :
Yaklaşık 30X30'luk farklı renklerdeki kötü hava koşullarında zarar
görmeyecek kartlara yağ ve yapışkan sürülerek hazırlanır. Renklere
cezbedilen böcekler yapışarak ölür (Anonim,2003e).
4. ORGANİK
TARIMDA İNSEKTiSİT UYGULAMALARINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR
Organik tarımda kimyasalların kullan-ımı sırasında bazı hususlara
dikkat edilmesi gerekmektedir.
1. Organik
pestisitlerin uygulanmasından önce prospektüsün mutlaka dikkatlice
okunması gerekir.
2.Memelilere ve faydalılara en az toksik olan ürünlerin kullanılması
gerekir.
3. Zararlı habitatlarının ve biyolojilerinin iyi bilinmesi gerekir.
4. Hedef zararlıya karşı uygun preparat-ların kullanılması ve doğru
zamanda uygulanması gerekir.
5. Yağmurlu rüzgarlı havalarda uygulama yapılmamalıdır.
6. Göller, kanallar, içme suları vs. uygulamada korunmalıdır.
7. Ürünlerin uygun şartlarda muhafaza edilmesi gerekir.
8. Kullanılan kimyasal uygulayıcı için sağlık riski taşımamalıdır.
9. İlacı hedefine ulaştırabilecek en uygun ilaçlama aleti
kullanılmalıdır.
10. Organik pestisitlerin doğada çabuk ayrıştığı unutulmamalıdır.
Buna bağlı olarak uygulamaların tekrarlanması gerekmektedir.
11.Yetiştirilen bitkilerde birden fazla zararlı varsa ve
zararlıların hepsine veya birkaçına etkili olan ortak
kullanılabilecek ilaç varsa öncelikle bu ilaçlar tercih edilmelidir.
12. İlaçların çoğu değme etkili olduğundan ilaçların hedeflerine
ulaşması yani zararlılara değmesi gerekir. Zararlıların çoğu yaprak
altında bulunduğu için yaprak altının iyi ilaçlanması gerekir
13. Bazı zararlı böcek ve akarlar yetiştirme alanının bir bölgesinde
görülür. Bu durumda sadece o bölge ilaçlanmalıdır. Böylece hem
zararlı bulunduğu yerde öldürülmüş olur hem de diğer bölgelerde
bulunan doğal düşmanlar korunmuş olur. Bunun sonucunda etkili savaş
yaparken daha az ilaç kullanılarak daha az masraf yapılmakta ve
ilacın çevreye olumsuz etkisi azaltılmaktadır (Özkan,2002).
5. SONUÇ
Organik tarımda zararlı yönetiminde belirtildiği gibi bir çok
alternatif yöntem mevcuttur. Organik tarımda zararlı mücadelesinde
uygulanan yöntemlerin bugün uygulanmakta olan entegre mücadele
uygulamaları ile uyuştuğu görülmektedir. Ancak kimyasalların
uygulanmasında sentetik kimyasallara alternatiflerin geliştirilmesi
ve üreticinin kullanımı için çalışmaların yapılması gerekir. Gerek
üretim sırasında gerekse üretim sonrası aşamalarda üreticilerin
teknik ve ekonomik anlamda desteklenmesi gerekir. Bu desteğin etkili
sonuç verebilmesi içinde organik tarımın ana unsurları olan
yetiştiricilik, bitki koruma, sertifikasyon ve pazarlama gibi
konularda disiplinler arası çalışmaların özendirilmesi gerekir. |