*
Organik Tarım Nedir ?
*
Doğal Ürün Nedir ?
*
Doğal Ürünlerin Faydaları
*
Neden Doğal Ürün ?
*
Çiftliğimiz Hakkında
*
Çiftliğimde Yetiştirdiklerim
*
Projelerimiz
*
Bölgemiz Hakkında
*
Bölgesel Bitki Örtümüz
*
Köyümüz
( Margaz - Üzümlü )
*
Doğal Beslenme
*
Sağlıklı Beslenme
*
Dengeli Beslenme
*
Zeytin Yağı Yapımı
*
Zeytin yağı Sabunu Yapımı
*
Üzüm Pekmezi Yapımı
*
Harup Pekmezi
Yapımı
*
Nar ekşisi ( Nerdek ) Yapımı
*
Bestel ( Yarmaç
) Yapımı
*
Şarap Yapımı
*
Evde Şarap Yapımı
*
Adaçayı Yetiştirmek
*
Ayva Yetiştirmek
*
Ceviz Yetiştirmek
*
Erik Yetiştirmek
*
İncir Yetiştirmek
*
Keçi Boynuzu Yetiştirmek
*
Kekik Yetiştirmek
*
Menekiş
Yetiştirmek
*
Mersin Yetiştirmek
*
Nar Yetiştirmek
*
Pepino
Yetiştirmek
*
Turunçgil
Yetiştirmek
*
Üzüm Yetiştirmek
*
Zeytin Yetiştirmek
*
Fidan Nasıl Dikilir
*
Ağaçlarda Budama
*
Ağaçlarda Aşılama
*
Bitkisel Tedavi Nedir ?
*
Burkulmada Bitkisel Tedavi
*
Kanserde Bitkisel Tedavi
*
Menopozda Bitkisel Tedavi
*
Migrende Bitkisel Tedavi
*
Romatizmada Bitkisel Tedavi
*
Şekerde Bitkisel Tedavi
*
Tansiyonda Bitkisel Tedavi
*
Tarımın Tarihi
*
Seracılık
*
Gübre Nedir ?
*
Hayvansal Gübreler
*
Organik Gübreler
*
Kimyasal Gübreler
*
Bitkilerde İlaçlama Nedir ?
*
Kimyasal İlaçlama
*
Organik İlaçlama
*
Ev Yapımı Bitki İlaçları
|

Tarımsal hastalık ve zararlıların kimyasal bileşikler yardımıyla
öldürülüp yok edilmelerine kimyasal
mücadele denir.
Pestisitler
Kimyasal mücadelede yararlanılan kimyasal bileşiklere pestisit
denir. Diğer bir deyişle pestisitler, bitkilere zarar veren hastalık
etmenlerini, zararlıları ve yabancı otları öldüren kimyasal
bileşiklerdir. Bir pestisitin saf olarak zararlı, hastalık etmenleri
ve yabancı otlara karşı kullanılmaları uygun değildir. Saf olarak
kullanıldıklarında bitkilere, çevreye daha fazla zararlı olur ve
kullanılmaları daha güç olur.
Pestisitlerin biyolojik etkinliğinin artırılması, uygulanabilirlik
özelliklerinin geliştirilmesi ve depolanmaya uygun hâle getirilmesi
amacıyla etkili maddeye ek olarak ilacın formülasyonuna bazı
maddeler eklenir. Bunlar;
Etkili madde; pestisit
içinde bulunan ve öldürücü olan ana unsurdur. Formülasyonlara göre
değişmekle birlikte değişik oranlarda bulunur. Toz ilaçlarda %5,
ıslanabilir toz ilaçlarda % 20–80, emülsiyon konsantre ilaçlarda %
20–60 arasında değişir.
Dolgu maddesi; herhangi bir
kimyasal bileşikle tepkimeye girmeyen, bitkilerde kimyasal
etkileşime neden olmayan ve etkili maddeyi taşıyan unsurdur. Dolgu
maddesi bir ilaçta etkili madde oranını düşürmeye yarayan
maddelerdir.
Çözücüler; etkili maddenin
çözülmesini ve sıvı içerisinde homojen bir şekilde dağılmasını
sağlar.
Yapıştırıcılar; ilacın bitki
üzerinde tutulmasını sağlayan ve yıkanmasını önleyen maddelerdir.
Emülgatörler; birbirleri ile
karışamayan iki sıvının karışmasını sağlayarak emülsiyon durumuna
gelmesini sağlar.
Koruyucu kolloidler ve dispersiyon
maddeler; ilaç zerrelerinin su içinde dağılmalarına
yardımcı olarak çökmelerini önler.
Stabilizatörler; etkili
maddenin bozulmamasını sağlayan maddelerdir
İkaz maddeleri; renk ve koku
vererek ilaçlamanın olduğunu belirten
maddelerdir.
Yüzey Gerim Maddeleri; sıvı
ilaçlarda ilacın yüzey gerilimini düşürerek ıslanma alanını
genişleten maddelerdir.
Yukarıda anlatılan maddelerden başka ilaçların formülasyonlarına
göre köpüklenmeyi, topaklanmayı, tozulmayı önleyen ve akıcılığı
sağlayan bazı maddelerin de ilacın yapısında olması istenir. Bunlar
diğer maddelerdir.
Diğer maddeler, pestisitlerin içinde bulunan, pestisitin
etkinliğini, dayanıklılığını artıran, uygulama kolaylığı sağlayan,
bitkilere olumsuz etkiyi azaltan kullanıcıları uyaran maddelerdir.
Pestisitler değişik özelliklerine göre sınıflandırılabilir.
Etkiledikleri canlı grubuna göre
pestisitleri şöyle sınıflandırırız:
İnsektisitler; böcekleri
öldüren ilaçlardır.
Fungusitler; fungusları
öldüren ilaçlardır.
Bakterisitler; bakterileri
öldüren ilaçlardır.
Herbisitler; otları öldüren
ilaçlardır.
Nematisitler; nemotodları
öldüren ilaçlardır.
Akarisitler; akarları
öldüren ilaçlardır.
Mollusitler; yumuşakçaları
(salyangozları) öldüren ilaçlardır.
Rodentisitler; kemirgenleri
öldüren ilaçlardır.
Avisitler; kuşları öldüren
ilaçlardır.
Fungusitler formulasyon şekillerine
göre şöyle sıralanabilir:
-Toz ( Dust )
-Islanabilir toz ( Wettable powder )
-Eriyebilir toz ( Soluable powder )
-Emülsiyon konsantre ( E.C )
-Likit ( Solüsyon )
-Likit konsantre ( L.C )
-Akışkan ( Flawable ) (F )
-Akışkan konsantre ( F.C )
-Ultra low volume ( U.L.V. )
-Gaz ilaçlar
-Aerosol
Bitki hastalıklarına karşı kullanılan ilaçlarda aranan özellikler
dışında diğer tarım ilaçları ile birlikte atılabilme özelliğinin
bulunması, bu ilaçların kolay sağlanabilmesi ve ucuz olması, istenen
diğer özellikleridir.
İlaçların Karışabilirliği
Pestisitlerin birbirleriyle karıştırılarak kullanılması ekonomi
sağlaması açısından önemlidir. Örneğin, bir insektisit ile bir
fungusitin birlikte kullanılması, alet amortismanı ve özellikle
işçilik giderlerinden önemli tasarruf sağlamış olur. Bunun gibi
insektisitler birbirleriyle, bir insektisit bir akarisit, bir
insektisit bir fungusit veya bir akarisit ile bir fungusit
karıştırılarak kullanılabilir. Bu şekilde ilaçların birbirleriyle
karıştırılarak kullanılması hâlinde özelliklerini yitirmemeleri ve
bitkilere zarar vermemeleri gerekir.
İlaçların birbirleriyle karışabilmesi etkili maddenin stabilitesini
(özelliklerini) koruması hâlinde mümkündür. Genellikle aynı
formülasyon şeklindeki ilaçlar aksine kayıt olmadıkça birbirleriyle
karışabilirler.
Stabilitenin korunması ise etkili maddenin asit veya alkali ortamda
bulunmasıyla sağlanır. Buna göre asit ortamında bulunan etkili bir
madde ile alkali ortamda bulunan bir etkili madde birbirleriyle
karıştırıldığında her iki maddenin stabilitesi korunamaz. Bu durumda
da bu iki etkili madde birbirleriyle karışamaz.
Pestisitlerin birbirleriyle karıştırılarak kullanılmaları durumunda
sağlayacakları yararların yanında fitotoksiyi artırması, alette atım
güçlüğü oluşturması ve kalibrasyonun zorlaşması gibi dezavantajlarda
ortaya çıkarır. Bu dezavantajların azaltılması için mümkün olduğunca
ikiden fazla pestisit karıştırarak kullanımdan kaçınmak gerekir.
Ayrıca aşağıdaki hususlara da dikkat etmek gerekir.
-Karıştırılması istenen pestisitlerin etiketleri iyice okunmalı ve
yazılı önerilere uyulmalıdır.
-Daha önceden hazırlanmış mevcut karışım tablolarından ön bilgi
edinilmelidir.
-İmalatçı firmalara veya yetkili teknik elemanlara başvurulmalıdır.
-Genel olarak karışma işlemi için önce suda ıslanabilir tozlar,
sonra sırasıyla akıcı konsantre, suda çözünen toz, emülsiyon
konsantre formülasyonları eklenmelidir.
Bunlara rağmen yine de tereddüt varsa bir ön test yapılmalıdır.
Bunun için bir cam kavanoza ½ lt su konularak karışması istenen iki
pestisit, uygun dozda sıraya göre eklenir ve iyice karıştırılır. Bir
saat beklenildikten sonra yağ damlacıkları, katı parçacıkları, dipte
tortu oluşması gibi görünümler varsa bu iki pestisitin
karıştırılmasının sakıncalı olabileceğini gösterir.
Diğer önemli bir konu da yaprak gübreleri ile pestisitlerin
karıştırılarak kullanılmalarıdır. Bunun için bazı pestisitlerin
yukarıdaki test uygulanarak karışabilirliğine karar verilir.
İlaç Hazırlığı ve İlaçlama Koşulları
İlaç hazırlığında pestisitlerin birim alana belirlenen miktarının
dağılmasını sağlamak amacıyla kullanılacak su miktarını saptamak
için ilaçlama öncesinde yapılan işleme kalibrasyon denir.
Kalibrasyon pestisitlerde dozun homojen olarak dağılması bakımından
önemli bir işlemdir. Kalibrasyon ile birim alana sarf edilecek su
miktarı belirlenmiş olur. Bulunan su miktarına göre pestisit
eklenerek uygun ilaçlama yapılmış olur.
Kalibrasyonla kullanılacak şu miktarı şu formülle bulunur.
İ=60 x A x t
G x H
İ: sarf edilecek su miktarı
A: kullanılacak aletin püskürtme meme adedi
t: meme verimi (lt/dk)
G: ilaçlama şeridi genişliği (m)
H: ilaçlama hızı (km/saat)
60 sabit sayı
Örnek: Motorlu pülverizatörde dağıtma borusunun verimi 4.50lt/dk, 13
adet püskürtme memesi ve iş genişliği 10 m, ilaçlama hızı 6 km/saat
olan pülverizatörde dekara sarf edilecek su miktarı;
İ= 60 x 13 x 4.5 = 58.5 lt/da
10 x 6
Pestisitler bitkiler üzerine atıldıktan sonra genellikle sıcaklık,
ışık, yağış gibi çevre koşullarının etkisi altında zaman içinde
zehirliliklerini yitirirler. Belirli bir süre sonra zehirli kalıntı
miktarı tolerans değerinin altına düşer. Kalıntı miktarının tolerans
değerinin altına düşmesi için geçmesi gereken süreye bekleme süresi
denir. Ürünler gün olarak verilen bu süre geçmeden hasat edilmemeli
ve tüketilmemelidir.
Pestisitlerde bekleme süresi son ilaçlama ile hasat arasında geçen
süre olduğundan insan ve hayvan sağlığı yönünden oldukça önemlidir.
Pestisitlerde bekleme süresi;
-Pestisitin çeşidi,
-Kültür bitkisinin çeşidi,
-Kültür bitkisini değerlendirme şekli,
-İklim koşulları gibi etkenlere göre değişir.
Ancak ülkemizde çiftçilerimizin pestisitlerin bekleme sürelerine
uydukları söylenemez. İlaçlamalardan hemen sonra hasadın yapıldığı
sık olarak görülmektedir. Ürünler üzerindeki pestisit kalıntılarının
tolerans değerinin altında olması için tek çözüm bekleme süresine
uyulmasıdır.
İlaçlamaya hazırlanırken toz ilaçlarda uygulama, ilacın fabrikadan
çıktığı özgün tozda ve tozlayıcılar ile yapılmalıdır. Doz, ilaçların
etkili madde üzerinden birim alana (ağırlığına) uygulanan miktardır.
Her ilacın paketinde atılacak doz 100 litre veya dekar üzerinden
yazmaktadır. Uygulanacak doz miktarı buraya göre ayarlanmaktadır.
Su ile seyreltilip püskürtülerek kullanılan ( WP ve EC gibi )
formulasyonlarda eriyiğin özen gösterlerek hazırlanması gerekir.
Bunun için önce ilaç tankına su konur, bunun üzerine ilaç eklenerek
tank su ile doldurulur. Bu sırada ilaçlama tankının karıştırıcısının
çalışması gerekir. Bu işlemin başka bir yolu da ilacı ayrı bir kapta
az miktarda su ile iyice karıştırmak, ilaçlama tankına bunu
aktararak tankı su ile doldurmaktır.
Islanabilir toz formulasyonlarda su ile karışım sırasında oluşan
köpüklenmenin gitmesi için bir süre bekletilmeli ve sonradan tanka
su ilave edilmelidir.
Hazırlanan eriyik en kısa sürede kullanılmalıdır. Çünkü bekleme
sırasında çökme olabilmekte, ayrıca seyreltmede kullanılan suyun
sertlik derecesi ilacın etkinliği üzerinde etkili olmaktadır.
İlaçlama yaparken uyulması ve dikkat
edilmesi gereken bazı kurallar vardır. Bunları şu şekilde
özetleyebiliriz:
a) İlaçlamalar mutlaka serin
saatlerde yapılmalıdır. Bunun için sabahın erken ya da akşam üzeri
geç saatler seçilmelidir.
b) Özellikle 10 0C’nin
altında ve 30 0C’nin üzerinde ilaçlama yapılmamalıdır. Her iki
sıcaklık derecesinde de ilaçlar bitkiler üzerinde olumsuz etki
yapmaktadır.
c) İlaçlama yapılırken
ilacın bitkinin her yerine eşit şekilde gelmesine dikkat
edilmelidir.
d) İlaçlamaya belirli
periyotlarda devam edilmelidir.
e) Hastalık veya zararlı doğru tespit edilmeli ve doğru ilaç
seçilmelidir.
f) İlaçlama esnasında sağlık
kurallarına dikkat edilmelidir.
İlaçların Uygulanması
Pestisitler, hastalık ve zararlılarla bulaşık bitkilere koruma ve
tedavi amaçlı değişik şekillerde uygulanır.
a) Yeşil aksam kapsaması şeklindeki
uygulama: Genel olarak bitkilerin toprak üstü
organlarında ortaya çıkan hastalıklara karşı uygulanan yöntemdir.
İlaçlama püskürtme, tozlama, sisleme ve yağmurlama yöntemlerinden
biriyle gerçekleşir. Çoğu fungusit ve bakterisit, koruyucu özelliğe
sahip oldukları için enfeksiyon önleyebilmesi bakımından bitki
yüzeyinde her tarafı kaplayacak şekilde uygulanması gerekir.
Bitki yüzeyinde bulunan bu ilaçlar genellikle fungal sporların
çimlenmelerine olanak vermezler ya da çimlendikten sonra sporlar
ölebilir. Bakterisitlerde çoğalmalarına engel oldukları gibi
ölümlerine de neden olurlar. Son zamanlarda geliştirilen sistemik
ilaçlar yeşil aksama uygulandığında kök hastalıklarını da
önlemektedir.
Yeşil aksam ilaçlamasında kimyasal maddeler toz veya sıvı olarak
uygulanır. Ancak sıvı hâlinde püskürtmeler daha etkili olmaktadır.
Toz ilaçların yaprak dokularına yapışması açısından yaprak üzeri yaş
iken uygulanması gerekir. İlaçlama özellikle yağışlı dönemlerin
hemen sonrası yapılmalıdır. Çünkü sporların çimlenmesi film şeklinde
bir su tabakasında veya en azından yüksek nemli ortamlarda
olmaktadır. Özellikle yaprak yüzeyinden yıkanmayan ilaçlar yağmurlu
dönem öncesi de uygulanabilir.
İlaçlama esnasında tüm bitki yüzeyi homojen bir şekilde ilaçla
kaplanmalıdır. Bu yüzden devamlı büyüme eğiliminde olan dokular daha
sık ilaçlanmalıdır. Bu süre 3–5 günde birdir. Gelişmiş dokuların ise
7–14 gün veya daha uzun aralıklarla ilaçlanması uygundur. İlaçlama
süresi hastalığın özelliğine, yağmurların sıklık ve süresine bağlı
olarak değişir.
Püskürtme ilaçlama: Bu
amaçla kullanılan ilaçlar suda süspansiyon, emülsiyon veya eriyik
hâlinde bitkilere püskürtülür. Bunun için pülverizatör veya atomizör
gibi aletler kullanılır. Sistemik etkide püskürtme ile ilaçlamalarda
bitki tarafından daha iyi alınmasını sağlamak için damlaların 2–3
saat bitki üzerinde kalması gerekir.
Toz ilaçlama: Püskürtmeye
oranla daha az kullanılır. Tozlamada el, sırt veya motorlu tozlama
aletlerinden yararlanılır.
Sisleme: Bu yöntem daha çok
insektisit ve akarisitler de kullanılır. Çoğunlukla kapalı alanlarda
uygulanır. Zerre büyüklüğü küçük olup hektara 3–8 lt su kullanılır.
Son yıllarda süs ve sebze bitkileri seralarında bu uygulamalar az da
olsa yapılmaktadır.
b) Tohum ilaçlaması: Tohum,
soğan, yumru vb. gibi çoğaltım materyallerinin ilaçlanmasına
dayanır. Bu ilaçlamanın amacı dokular üzerinde veya içinde bulunan
patojenleri yok etmek veya toprakta bulunan patojenlerin bu dokuları
enfekte etmesini önlemektir. Bu uygulamayla üretim materyalinin,
üzerinde veya içinde ya da topraktaki belirli hastalık etmenlerinden
korunması amaçlanır. Son yıllarda geliştirilmiş olan sistemik
etkideki tohum ilaçları, bitkileri bir döneme kadar hem toprak hem
de hava kaynaklı hastalık etmenlerinden koruyabilmektedir. Bunun
içinde tohum ilaçlamalarında önemli derecede artış vardır. Tohum
ilaçlaması değişik şekillerde uygulanmaktadır.
Tohum ilaçlaması tohumların toz ilaçlarla veya yoğun süspansiyon
hâlindeki ilaçlarla kaplanması ayrıca ilaçlı solüsyona daldırılması
şeklinde yapılmaktadır. Yumru, soğan, çelik ve kökler bu yolla
ilaçlanır.
Kuru tohum ilaçlaması: Bidon
ya da doz ayarlayıcısı otomatik ve sürekli çalışan aletler
yardımıyla özel formülasyonlu (tohum ilacı olarak hazırlanmış) toz
ilaçlar karıştırılarak ilaçlanır. Tohum yüzeyine ilacın homojen
biçimde dağılması sağlanır. İlaçlama genellikle ekimden hemen önce
yapılmalıdır. Genel olarak 100 kg tohum için 100–250 gr ilaç
kullanılır.
İlaçlı sıvıya batırma: Bu
yöntemde tohum veya diğer çoğaltım materyali ilaç karışımı veya
süspansiyon içinde bir süre tutulur. Burada dikkat edilmesi gereken
ilaçlamadan sonra tohumların kurutulması gerekmektedir. Son yıllarda
daha çok soğan ( lale, nergis, frezye, sümbül) ve yumruların % 1 ve
% 2’lik fungusit çözeltisine 20–30 dk batırılması biçiminde
uygulanır. Böylece çıkış sırasındaki hastalılardan bitkiler korunmuş
olur.
c) Toprak ilaçlaması:
Topraklarda çok sayıda zararlı organizmalar yaşamaktadır. Topraktaki
fungal, hayvansal organizmalar ve yabancı otlara karşı değişik
yöntemlerle toprak ilaçlaması yapılmaktadır. Yabancı otlarda toprak
ilaçlamasına yabancı ot kısmında değinilecektir.
Toprak fungusitleri: Toprak
kaynaklı hastalık etmenlerine karşı kullanılan kimyasal maddelere
toprak fungusitleri denir. Bunlar doğrudan toprak yüzeyine
uygulandıkları gibi toprağa karıştırılarak da uygulanır. Uygulamalar
ekim öncesi, çıkış öncesi ve kültür bitkisi dikildiğinde
gerçekleşir. Uygulama ekim veya dikiminden sonra toprağa fungusitli
can suyu içirme şeklinde de yapılabilir. Bitkinin gelişimi sırasında
birkaç kez sulama suyu ile ilacın verilmesi biçiminde de yapılan
uygulamalar vardır.
Toprak dezenfeksiyonu:
Toprakta bulunan, patojen toprak funguslarına, değişik nematod
türlerine, yabancı ot tohumlarına ve toprak altı vegetatif çoğalma
organlarına karşı yapılır. Kullanılan preparatlar gaz etkisi
gösterirler. Yapılan bu uygulamaya toprak fumigasyonu, kullanılan
preparatlara da fumigantlar denir.
Kimyasal yolla toprak ilaçlamasında methyl bromide, formaldehit ve
dazomet en çok kullanılan ilaçlardır. Bu ilaçlar değişik yöntemlerle
toprağa uygulanırlar. Uygulama sırasında toprak su kapasitesi %70
oranında ve toprak sıcaklığı da 10 oC’ nin altına düşmemelidir.
Kullanılan fumigantın türüne bağlı olarak toprak yüzeyi plastik örtü
ile ağır silindir uygulayarak kapatılır. Belirli bir süre
bekledikten sonra toprak havalandırılarak ekimden önce fumigantın
tüm kalıntısı giderilmektedir.
Granüler yapıdaki dazomet ile toprak dezenfeksiyonunda toprak ekime
hazırlanarak iyice işlenir. İki hafta süreyle yabancı otlarının
çimlenmesi ve toprakta yaşam aktivitesinin devam etmesi için %
50-60’ lık su kapasitesinde tutulur. Bu sırada toprak sıcaklığının 6
oC’ nin altına düşmemesi gerekir. Dazomet toprak yüzeyine eşit
olarak yayılır ve 20 cm derinliğinde toprak işlenerek iyice
karıştırılır. Çok hafif bir sulama yapılarak toprak örtülür.
Sıcaklığa bağlı olarak 6–8 oC’ de 30–40 gün, 15–18 oC’ de 18 gün
sonunda ekim yapılır. Toprak ilaç kalıntısı yönünden kontrol
edildikten sonra ekim yapılmalıdır. Bu uygulamada 25 cm toprak
derinliği için önerilen etkili doz 60 gr/m2’ dir.
Seralarda, özellikle toprak ve harçların dezenfeksiyonunda en fazla
metil bromit kullanılır. Gaz etkisi gösteren metil bromit m2 ye 50
gr dozunda önerilir. Geniş bir etki alanı vardır ve kısa bir bekleme
süresinde etkili olur. Ekime hazırlanan toprak veya harcın üstü
plastikle örtüldükten sonra metil bromit tüpleri patlatılır. Etki
süresi 48 saattir. Daha sonra örtü uzaklaştırılır ve toprak iyice
havalandırıldıktan sonra ekim yapılır. |
|